ISORDIL 10 mg 50 tablet Klinik Özellikler

Isosorbit Dinitrat }

4.1. Terapötik endikasyonlar

İSORDİL 10 mg tablet,

• Koroner arter hastalığında anjina ataklarının önlenmesinde,

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Kronik stabil anjina tedavisinde; başlangıç dozu 5-20 mg’lık oral uygulamadır. İdame tedavisinde 6 saatte bir (günde 4 kez) 10-40 mg oral uygulama önerilir.

Kalp yetmezliği tedavisinde: Başlangıç dozu günde 3-4 kez 20 mg’dır. Hedeflenen toplam günlük doz 120- 160 mg’dır. Hidralazin ile kombine kullanılması önerilir.

Uygulama şekli:

Ağızdan bir bardak su ile yutularak kullanılır.


Böbrek/ Karaciğer yetmezliği:

Ciddi karaciğer ve böbrek yetmezliğinde hastalar dikkatle izlenmelidir. Sirozlu hastalarda izosorbid dinitrat konsantrasyonlan yükselebilir.

Pediyatrik popülasyon:

Çocuklarda etkililik ve güvenliliği gösterilmemiştir. Bu nedenle kullanılmamalıdır.

Geriyatrik popülasyon:

4.3. Kontrendikasyonlar

• İzosorbit dinitrata veya ilacın içerdiği maddelerden herhangi birine aşm duyarlılığı olan hastalar

• Organik nitratlara aşın duyarlılığı bulunan hastalar,

• Fosfodiesteraz-5 (PDE-5) inhibitörleri (sildenafil, tadalafil veya vardenafil) ile birlikte kullanımı

• Dar açılı glokom (göz içi basınç artabilir)

• Kafa travması veya serebral hemoraji (kafa içi basıncı artabilir)

• Şiddetli anemi

• Aşın düşük kan basıncı (Sistolik kan basıncının 90 mmHg’nin altında olması)

• Dolma basıncı düşük akut miyokard infarktüsü

• Akut dolaşım yetmezliği

• Hipovolemi

• Kardiyojenik şok (uygun önlemlerle yeterli bir diyastol sonu basıncının sağlanamadığı durumlarda)

• Konstriktif perikardit

• Hipertrofik obstrüktif kardiomiyopati

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Akut miyokard infarktüsünün ilk günlerinde yararlılığı tam olarak tespit edilmemiştir. İnfarktüsün erken döneminde organik nitrat tedavisi seçildiği takdirde hipotansiyonun zararlı etkileri göz önüne alınmalı ve hemodinamik izleme ile sık klinik değerlendirme ihmal edilmemelidir.

İzosorbid dinitrat ile çok düşük dozlarda dahi ciddi ortostatik hipotansiyon görülebilir. Bu nedenle diüretik tedavisine bağlı olarak kan volümü azalmış olan veya sistolik kan basıncı 90 mm Hg’nın altında olan hastalarda ilaç uygulamrken dikkatli olunmalıdır. Nitratlarla oluşan hipotansiyon ile birlikte paradoks bradikardi ve anjina pektoris ağnsının artması görülebilir.

Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati sonucu oluşan anjina, nitrat tedavisi ile şiddetlenebilir.

Konstriktif perikardit, kardiyak tamponat, düşük dolma basınçları, aort ve mitral kapak yetmezliği durumlarında dikkatli olunmalıdır.

Özellikle labil dolaşım işlevi bulunan hastalarda, ilk dozdan sonra dolaşım yetmezliği belirtileri artabilir.

1/8

İlaca tolerans ve diğer nitrat ve nitritlere çapraz tolerans oluşabilir.

Bazı hastalarda postural hipotansiyon belirtileri ve senkop görülebilir.

Hipotiroidi, hipotermi, malnutrisyon, ciddi karaciğer ve böbrek yetmezliğinde dikkatli kullanılmalıdır.

Klinikte, laboratuvarda izole dokularda ve mesleki olarak nitrogliserine maruz kalanlarda yapılan çalışmalarda izosorbid dinitrat veya nitrogliserin’in vasküler ve antianjinal etkilerine tolerans gelişebildiği gösterilmiştir. Önerilen dozda izosorbid dinitrat kullanan anjina pektorisli hastalarda toleransın önemi henüz belli değildir.

Anjinalı hastalarda yapılan klinik çalışmalarda nitratlarla tedavinin kesilmesinden sonra anjinal atakların daha kolay oluşabildiği ve hemodinamik etkilerde rebound oluşabildiği görülmüştür. Bu gözlemlerin rutin klinik kullanımdaki önemi henüz bilinmemektedir. Ancak izosorbid dinitrat ile tedavinin sonlandmlmasında ilacın ani olarak değil, yavaş yavaş azaltılarak kesilmesi uygun olur.

İzosorbid dinitratın vazodilatör etkisinin sildenafil, tadalafil ve vardenafil gibi PDE-5 inhibitörleri ile artması ciddi hipotansiyon ile sonuçlanabilir. Bu etkileşimin doza ve zamana bağımlılığı çalışılmamıştır. Uygun destekleyici tedavi henüz araştınlmamışür, nitrat aşın dozunun tedavisi gibi; ayaklann yukan kaldmlması ve santral volüm genişleticilerle destekleyici tedavi kabul edilebilir gibi görünmektedir. (Bakınız bölüm 4.3)

İzosorbid dinitrat ile tedavinin başlangıcında baş ağnsı oluşabilir. Bilinen ilaçlann kullanılması veya dozun azaltılması ile geçebilen baş ağnsı zaten 1-2 hafta içinde kendiliğinden kaybolur.

Kolesterolde azalma meydana getirebilir.

İSORDİL, 153 mg mannitol içermektedir. Bu madde 10 g üzerinde kullanıldığında hafif derecede laksatif etki gösterebilir.

İSORDİL, 3.08 mg rafine şeker içermektedir. Bu durum diyabetik hastalarda göz önünde bulundurulmalıdır.

4.5.   Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim çeşitleri

İzosorbid dinitraün vazodilatör etkisi diğer vazodilatörle aditif etkileşebilir.

Nitratlann hipotansif etkilerine duyarlı olan şahıslarda alkol ile bu duyarlılık artar.

İsosorbid dinitrat, mikrozomal enzimlerden CYP3A4’ün majör substratıdır. Bu nedenle CYP3A4 inhibitörleri, isosorbid dinitrat düzeylerini ve etkisini artırabilirler (Örneğin azol grubu antifungaller, klaritromisin, diklofenak, doksisiklin, eritromisin, imatinib, izoniyazid, nefazodon, nikardipin, propofol, proteaz inhibitörleri, kinidin, telitromisin ve verapamil).

CYP3A4 indükleyicileri, isosorbid dinitrat düzeylerini ve etkisini azaltabilirler (örneğin aminoglutetimid , karbamazepin, nafsilin, nevirapin, fenobarbital, fenitoin ve rifamisinler)

2/8

Nitratlar alındıktan sonra, sildenafil, tadalafil, veya vardenafil kullanılabilmesi için en az 24 saat geçmesi beklenmelidir.

Beta blokerler ve kalsiyum kanal blokerleri ile organik nitratlann birlikte kullanılması halinde belirgin semptomatik ortostatik hipotansiyon oluştuğu bildirilmiştir. Böyle durumlarda her iki ilacın dozlanmn ayarlanması gereklidir.

ACE inhibitörleri ile birlikte alındığında dolaşım kollapsı gelişebilir.

Nöroleptik ve antidepresanlarla birlikte alındığında kan basıncını düşürücü etki artar.

Ergotaminle birlikte kullanıldığında, dihidroergotamin konsantrasyonu artacağı için kan basıncım yükseltici etkisi şiddetlenebilir.

Hemodiyalize giren hastalarda dozun diyalizden sonra uygulanması veya 10-20 mg’lık ek dozların verilmesi önerilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Hiçbir etkileşim çalışması yapılmamıştır.

Pediyatrik popülasyon:

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi C’dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Bu konuda veri bulunmamaktadır.

Gebelik dönemi

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik ve-veya embriyonal/fetal gelişim/ve-veya/ doğum/ve-veya/doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir (Bakınız bölüm 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir İSORDİL, anne için çok gerekli olduğu durumlar dışında gebelik döneminde kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

İzosorbid dinitratın insan ya da hayvan sütü ile atılmasına ilişkin yetersiz bilgi mevcuttur. Memedeki çocuk açısından bir risk olduğu göz ardı edilemez. Emzirmenin durdurulup durdurulmayacağına ya da İSORDİL tedavisinin durdurulup durdurulmayacağına / tedaviden kaçınılıp kaçınılmayacağına ilişkin karar verirken, emzirmenin çocuk açısından faydası ve İSORDİL tedavisinin emziren anne açısından faydası dikkate alınmalıdır.

Üreme yeteneği/Fertilite

Bu konuda insanlara yönelik veri bulunmamaktadır. (Hayvan çalışmaları için bkz bölüm 5.3)

3/8

İSORDİL kullammı neticesinde baş ağnsı, yorgunluk ve baş dönmesi gibi hastamn araç ve makine kullanımını etkileyebilecek durumlar gelişebileceğinden hastalar bu konuda uyanlmalıdır.

4.8. İstenmeyen etkiler

İzosorbid dinitrata bağlı istenmeyen etkiler genellikle doza bağımlıdır ve vazodilatör etkisinden kaynaklanmaktadır. En sık bildirilen ve ciddi olabilen yan etki baş ağnsıdır.

Klinik çalışmalarda izosorbid ninitrat ile ilgili bildirilen istenmeyen reaksiyonlar aşağıdaki sıklık derecesine göre listelenmiştir:

Çok yaygın (>1/10); yaygın >1/100, <1/10); Yaygın olmayan (>1/1000, <1/100); Seyrek (>1/10.000, <1/1000); Çok seyrek (<1/10.000), izole bildirimler dahil, bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor)

Kan ve lenf sistemi bozuklukları

Çok seyrek: Methemoglobinemi (genelde yüksek dozlarda görülür)

Sinir sistemi bozuklukları

Çok yaygın: Baş ağnsı (“Nitrat başağnsı”) tedavinin başlangıcında görülen başağnsı, devam edildiğinde hastalann birçoğunda düzelir veya geriler.

Bilinmiyor: Kan basıncında düşmeye bağlı sersemlik, kan basıncı düşmesine bağlı gelişen geçici baş dönmesi ve yorgunluk ataklan, huzursuzluk

Göz bozuklukları

Bilinmiyor: Bulamk görme

Kardiyovasküler bozukluklar

Çok yaygın: Vazodilatasyon

Yaygın: Postural hipotansiyon, refleks taşikardi

Yaygın olmayan: Hipotansiyon (bazı hastalarda tedavinin kesilmesini gerektirebilir)

Seyrek: Senkop, artmış angina pectoris semptomlan, rebound hipertansiyon, kardiyovasküler kollaps, taşikardi, şok, sıcak basması, periferik ödem Bilinmiyor: Solukluk, soğuk terleme

Gastrointestinal bozukluklar

Yaygın olmayan: Bulantı, kusma

Bilinmiyor: Kabızlık, dışkı inkontinansı, ağız kuruluğu

Deri ve deri altı doku bozuklukları

Yaygın olmayan: Aleıjik deri reaksiyonlan (örn; döküntü)

Çok seyrek: Eksfoliyatif dermatit, anjioödem, Stevens Johnson Sendromu

Böbrek ve idrar bozuklukları

İdrar inkontinansı

4/8

İSORDİL ile tedavi sırasında, hipoventile alveolar bölgelerdeki kan akışının göreceli olarak redistribüsyonu nedeniyle geçici bir hipoksemi yaşanabilir. Özellikle koroner arter hastalığı olan hastalarda bu durum miyokardiyal hipoksiye yol açabilir.

4.9 Doz aşımı

Semptomlar : Kan basıncında ani düşme; inatçı ve şiddetli baş ağnsı, baş dönmesi, çarpıntı; görme bozukluklan, deride kızanklık ve terleme (daha sonra soğuma ve siyanoz), bulantı ve kusma (kolikle birlikte bazen kanlı diyare), senkop, siyanoz ve anoksi ile methemoglobinemi, önce hiperpne, sonra dispne ve yavaş solunum, nabızda yavaşlama (dikrot ve intermitan), kalp bloğu; konfüzyon, ateş ile birlikte kafa içi basınç artması, paralizi, koma ve klonik konvülsiyonlar, hatta dolaşım kollapsı sonucu ölüm görülebilir.

Aşın doza bağlı semptomlann ilacın hangi miktarda alınması ile ortaya çıktığı ve hayatı tehdit edici miktan bilinmemektedir.

İlacın diyaliz edilebilir olup olmadığı bilinmemektedir.

Tedavi : Gastrik lavaj uygulanmaktadır, ancak etkili olduğu kanıtlanmamıştır. Hasta şok pozisyonunda yatmlmalı ve ekstremitelerine pasif hareketler yaptmlarak venöz dönüşe yardımcı olunmalıdır. Gerekli olduğu takdirde oksijen ve yapay solunum sağlanmalıdır.

Methemoglobinemi mevcutsa metilen mavisinin % l’lik solüsyonu 1-2 mg/kg olarak intravenöz uygulanmalıdır.

Methemoglobin: Organik nitratlann mutad dozlarda uygulanması ile methemoglobinemi nadir olarak bildirilmiştir. Methemoglobin oluşması doza bağımlıdır ve genetik olarak methemoglobin oluşmasına eğilimli kişilerde mutad dozlarda uygulanan organik nitratlarla dahi zararlı konsantrasyonlarda methemoglobin oluşabilir.

Aşın doza bağlı oluşan hipotansiyonda epinefrin uygulanması etkili değildir ve epinefrin ve benzerleri ilaçlar kontrendikedir.

Aşırı Alkol Kullanımı, Alkolizm Aşırı Alkol Kullanımı, Alkolizm Alkol bağımlılığı, alkol kullanımı ve alkol sorunları arasındaki farkı açıklamak güçtür. Örneğin, geçmişte alkol kullanmış olan bir kimsenin mutlaka alkol bağımlısı olması gerekmez. Doğum Sonrası Depresyonu Doğum Sonrası Depresyonu Doğum sonrası depresyonu, doğumdan sonra her on kadından biri tarafından tecrübe edilen stresli bir durumdur.