MADOPAR 62.5 mg 100 kapsül Klinik Özellikler
{ Levadopa + Benserazid Hcl }
4.1. Terapötik endikasyonlar
4.2. Pozoloji ve uygulama şekli
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde; Standart doz:
MADOPAR ile tedaviye kademeli olarak başlanmalı ve hastalığın her devresinde doz bireysel olarak saptanmalı ve optimal etki için titre edilmelidir. Aşağıdaki doz uygulamaları bu konuda yol gösterici olarak kabul edilebilir: Başlangıç tedavisi:
Parkinsonizmin erken evrelerinde günde 3-4 kez bir kapsül MADOPAR 62.5 ile tedaviye başlamak önerilebilir. Başlangıç dozunun tolere edildiği an, hastanın cevabına göre doz yavaş yavaş artırılmalıdır. Optimal etkiye günlük 300-800 mg levodopa ve 75-200 mg benserazid dozuyla ulaşılıp bu 3 veya daha fazla doza bölünebilir. Optimal
etki elde etmek için 4-6 haftaya ihtiyaç vardır. Eğer günlük dozun daha da artırılması gerekirse, bu ayda bir yapılmalıdır. idame tedavisi:
Ortalama idame dozu günde 3-6 kez 1 kapsül MADOPAR 125’tir. Üçten az olmamak şartıyla doz sayısı ve bunların gün içinde dağılımları optimal etki için bireysel gereksinimlere göre ayarlanmalıdır. Optimal etki için, MADOPAR HBS standart MADOPAR’ın yerine geçebilir. Özel doz talimatları:
Diğer antiparkinson ilaçları kullanan hastalar MADOPAR da alabilirler. Bununla beraber, MADOPAR ile tedavi ilerledikçe ve terapötik etki belirginleştikçe diğer ilaçların dozajı azaltılmalı veya kademeli olarak bırakılmalıdır.
Gün boyunca ilacın etkisinde büyük dalgalanmalar (’on-off’fenomeni) olan hastalar düşük ve daha sık tek dozlar almalı veya MADOPAR HBS’ye geçmelidir. Standart MADOPAR’dan MADOPAR HBS’ye geçiş tercihen sabah dozu ile başlayarak bir günden diğerine yapılır. Günlük doz ve doz aralıkları başlangıçta standart MADOPAR ile aynı olmalıdır.
2-3 gün sonra doz kademeli olarak yaklaşık % 50 artırılmalıdır. Hastalar durumlarının geçici olarak bozulabileceği hakkında bilgilendirilmelidir.
MADOPAR HBS’nin farmakokinetik özelliğine bağlı olarak etkinin başlangıcı gecikir. MADOPAR HBS’nin klinik etkisi standart MADOPAR ile birlikte kullanıldığında daha hızlı elde edilir. Bu özellikle sonraki günlük dozlardan daha yüksek olan ilk sabah dozu için yararlıdır. MADOPAR HBS’nin bireylere göre titrasyonu yavaş ve dikkatlice, doz değişiklikleri arasında en az 2-3 gün ara verilerek yürütülmelidir.
Geceye özgü immobilitesi olan hastalarda dinlenmeye çekilmeden önce MADOPAR HBS’in son akşam dozunun kademeli olarak 250 mg ’a yükseltilmesinin pozitif etkileri rapor edilmiştir.
MADOPAR HBS’ ye verilen aşırı cevaplar (diskinezi) tek dozların azaltılması yerine dozlar arasındaki sürenin artırılması ile kontrol altına alınabilir.
MADOPAR HBS yetersiz ise standart MADOPAR ile tedavi yeniden başlamalıdır. Hastalar istenmeyen muhtemel psikiyatrik semptomlar için dikkatle gözlenmelidir.
Uygulama şekli:
Standart MADOPAR kapsül veya MADOPAR HBS alınırken hasta kapsülü çiğnemeden bütün olarak yutmalıdır. MADOPAR mümkün olduğunca yemekten en az
30 dakika önce veya 1 saat sonra alınmalıdır. Tedavinin erken döneminde görülebilen sindirim sistemine ait istenmeyen etkiler MADOPAR yemek sırasında ya da bir miktar yiyecek ve sıvıyla birlikte alındığında ve doz kademeli olarak artırıldığında büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Böbrek/Karaciğer yetmezliği:
Levodopa ve benserazid yaygın olarak metabolize edilir ve levodopanın %10’undan azı böbreklerden değişmeden atılır. Bu yüzden hafif ve orta yetmezliklerde dozun azaltılması gerekmez.
Böbrek yetmezliği olan hastalarda levodopa ile farmakokinetik veriler mevcut değildir. MADOPAR hemodiyalize giren üremik hastalar tarafından iyi tolere edilmektedir. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda levodopa ile farmakokinetik veriler mevcut değildir.
4.3. Kontrendikasyonlar
Levodopa, benserazid veya ilacın içerdiği diğer yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalara MADOPAR verilmemelidir. MADOPAR selektif olmayan MAO inhibitörleri ile birlikte verilmemelidir. Bununla birlikte, Selegilin gibi selektif MAO-B inhibitörleri veya moklobemid gibi selektif MAO-A inhibitörleri ile kontrendike değildir. MAO-A ve MAO-B inhibitörlerinin kombinasyonunun etkisi non-selektif MAO inhibisyonuna eşittir bu nedenle bu kombinasyon MADOPAR ile eş zamanlı olarak verilmemelidir.
MADOPAR ciddi dekompanse endokrin, renal, hepatik fonksiyonları (diyalize giren HBS hastaları haricinde) veya kardiyak hastalıklar, psikotik bileşenli psikiyatrik hastalıklarda veya dar açılı glokomu olan hastalarda uygulanmamalıdır. MADOPAR 25 yaşın altındaki hastalara verilmemelidir (iskelet oluşumu tam olmalıdır).
4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
Levodopanın teorik olarak intraoküler (göz içi) basıncı yükseltme potansiyeli olduğundan açık glokomu olan hastalarda intraoküler basıncın düzenli olarak ölçülmesi tavsiye edilmektedir.
MADOPAR kullanan hastalarda depresyon oluşabilir ancak bu, altta yatan bir hastalığın etkisi de olabilir.
Tedavi sırasında (doz stabilizasyon dönemlerinde) karaciğer fonksiyon ve kan sayımlarının kontrolü yapılmalıdır. Diyabetli hastalarda sık sık kan şekeri testleri yapılmalı ve antidiyabetik ajanların dozu buna göre düzenlenmelidir. Levodopa almakta olan bir hastaya genel anestezi uygulanması gerekiyorsa, halotan kullanımı haricinde ameliyata olabildiğince yakın süreye kadar MADOPAR rejimine devam edilmesi gereklidir. Halotan ile genel anestezi uygulamasında, MADOPAR tedavisi altındaki hastalarda aritmi veya kan basıncında dalgalanmalar görülebilğinden, MADOPAR tedavisi, acil vakalar dışında, genel anestezi gerektiren cerrahi müdahalelerden 12-48 saat önce kesilmelidir. MADOPAR tedavisine ameliyattan sonrasında devam edilebilir; doz operasyon öncesi düzeyine kademeli olarak artırılmalıdır.
4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri
Farmakokinetik etkileşimler:
Antikolinerjik bir ilaç olan triheksifenidilin MADOPAR ile birlikte verilmesi sonucunda levodopanın absorpsiyonunun hızı azalırken miktarı değişmemektedir.
Demir sülfat, levodopanın maksimum plazma konsantrasyonunu ve AUC’sini %30-50 azaltır. Demir sülfat ile eş zamanlı olarak yapılan tedavi sırasında ortaya çıkan farmakokinetik değişimler klinik olarak önemli olsa da, tüm hastalarda gözlenmemektedir.
Metakloropramid levodopa absorpsiyonun hızını arttırır.
Bromokriptim, amantadin, selejilin ve domperidon ile levodopa arasında hiçbir farmakokinetik etkileşim yoktur. Farmakodinamik etkileşimler:
Nöroleptikler, opioidler ve rezerpin içeren antihipertansif ajanlar MADOPAR’ın etkisini inhibe etmektedir.
4.3. Kontrendikasyonlar
4.3. Kontrendikasyonlar
). Trisiklik antidepresanlarla birlikte kullanıldığında nadiren hipertansiyon ve diskineziyi içeren advers etkiler rapor edilmiştir.
Fenotiazinler, butirofenonlar, risperidon gibi dopamin D2 reseptör antagonistleri ve izoniazid levodopa’nın terapötik etkisini azaltabilir.
MADOPAR sempatomimetiklerle (adrenalin, noradrenalin, izoproterenol veya amfetamin gibi sempatik sinir sistemini uyaran ilaçlar) birlikte uygulanmamalıdır, zira levodopa bunların etkilerini potansiyalize edebilir. Birlikte uygulamanın zorunlu olduğu durumlarda kardiyovasküler sistem yakından takip edilmelidir. Sempatomimetik ilaçların dozlarının azaltılması gerekebilir.
Diğer antiparkinson ilaçlarla (antikolinerjikler, amantadin, dopamin agonistleri) kombinasyon yapılabilir, ancak bu hem istenen, hem de istenmeyen etkilerin yoğunluğunu artırabilir. MADOPAR veya diğer ilacın dozunu azaltmak gerekebilir. Bir COMT inhibitörü ile adjuvan tedaviye başlarken, MADOPAR’ın dozunun azaltılması
gerekli olabilir. MADOPAR tedavisi başladığında antikolinerjikler aniden bırakılmamalıdır çünkü levodopanın etkisi bir süre başlamayabilir. Levodopa katekolaminler, kreatinin, ürik asit, glukoz laboratuar testlerinin sonuçlarını etkileyebilir.
4.6. Gebelik ve laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi:C
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon) MADOPAR yeterli doğum kontrolü uygulamayan, çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlara verilmemelidir. MADOPAR alırken gebelik oluşması durumunda ilaç kullanımı sonlandırılmalıdır.
Gebelik dönemi
MADOPAR, gebelikte kontrendikedir.
Laktasyon dönemi
4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler
4.8. İstenmeyen etkiler
Çok yaygın (>1/10); yaygın (>1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (>1/1.000 ila <1/100); seyrek (>1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Metabolik ve beslenme bozuklukları:
Bilinmiyor: Anoreksi bildirilmiştir.
Gastrointestinal rahatsızlıklar:
Bilinmiyor: Mide bulantısı, kusma ve diyare MADOPAR ile bildirilmiştir. Genellikle tedavinin başlarında ortaya çıkan istenmeyen gastrointestinal etkiler, MADOPAR’ın yiyecek veya içecek eşliğinde alınması veya dozu yavaşça artırılması ile büyük ölçüde kontrol edilebilir.
Deri ve deri altı doku hastalıkları:
Seyrek: Pruritus ve döküntü gibi alerjik deri reaksiyonları
Kardiyak bozukluklar: Seyrek: Kardiyak aritmiler
Vasküler bozukluklar:
Seyrek: Ortostatik hipotansiyon. Ortostatik şikayetler MADOPAR dozunun azaltılmasından sonra genellikle düzelir.
Kan ve lenfatik sistem bozuklukları:
Seyrek: Hemolitik anemi, geçici lökopeni ve trombositopeni seyrek vakalarda bildirilmiştir. Böylelikle, levodopa içeren uzun süreli tedavide kan sayımı ve böbrek ve karaciğer fonksiyonu düzenli olarak izlenmelidir.
Sinir sistemi bozukluğu:
Bilinmiyor: Agüzi veya disagüzi izole vakaları bildirilmiştir. Tedavinin ileri evrelerinde, diskinezi (koreiform veya ateotik) ortaya çıkabilir. Bu durum, doz azaltımı ile ortadan kaldırılabilir veya tolere edilebilir hale getirilebilir. Uzun süreli tedavi ile terapötik cevaplarda dalgalanma da gözlenebilir.
Bunlara donma epizotları, doz sonu kötüleşmesi ve "açık-kapalı" etkisi de dahildir. Bu durum, dozda yapılan ayarlama ve daha küçük tek dozların daha sık olarak verilmesi ile ortadan kaldırılabilir veya tolere edilebilir hale getirilebilir.
Terapötik etkiyi arttırmak için bunun ardından dozu tekrar artırma denemesi yapılabilir. MADOPAR somnolans ve nadiren aşırı gün içi somnolans ve ani uyku basması epizotları ile ilişkilendirilmiştir.
Psikiyatrik rahatsızlıklar:
4.9. Doz aşımı ve tedavisi
Aşırı dozun en sık görülen belirtileri istem dışı hareketler, konfüzyon, uykusuzluk ve çok nadir olarak bulantı, kusma veya kardiyak aritmilerdir. Aşırı dozun tedavisinde, hemen mide yıkanması ile birlikte solunum ve kalp fonksiyonlarının izlenmesi önerilmektedir. Solunum stimulanları, antiaritmikler veya uygunsa nöroleptiklerin uygulanması yararlı olabilir.
Tiroid Kanseri
En sık görülen tiroid kanseri türü olan papiller tiroid kanseri, tüm tiroid kanserlerinin yaklaşık %70'ini oluşturur. |
Mesane Kanseri
Mesane kanseri her zaman mukozada başlar. Erken safhalarda bu tabakada sınırlı kalır ve
hücre içindeki karsinom olarak nitelendirilir. |
İLAÇ GENEL BİLGİLERİ
Roche Müstahzarları Sanayi A.Ş.
| Satış Fiyatı | TL |
| Önceki Satış Fiyatı | |
| Reçete Durumu | Normal Reçeteli bir ilaçdır. |
| Barkodu | 8699505151717 |
| Etkin Madde | Levadopa + Benserazid Hcl |
| Yerli ve Beşeri bir ilaçdır. |
İLAÇ EŞDEĞERLERİ
| Eşdeğer İlaç Adı | Barkodu | İlaç Fiyatı |
|---|---|---|
| Eşdeğer bir ilaç bulunamadı |
![]() |
Kalp Krizi Kalbe giden kan akışı durduğunda kalp krizi meydana gelir. |
![]() |
Kolon, Rektum yada Bağırsak Kanseri Bağırsak kanseri kolon veya rektumda (arka geçit) herhangi bir bölgede ortaya çıkabilir.Kolorektal kanser erken safhalarda teşhis edilmesi halinde daha kolay ve daha başarılı bir şekilde tedavi edilir. |
![]() |
İnme İnme, beynin hasar görmesinin sonucudur. Bu hasar, beynin bir kısmındaki ya bir kanama ya da akut kan eksikliği nedeniyle o kısmın geçici ya da kalıcı olarak işlevini yapamamasına yol açar. |




