FOSAMAX 70 mg 4 tablet Klinik Özellikler

Alendronat Sodyum }

Kas İskelet Sistemi > Kemik İlaçları > Alendronat Sodyum
Merck İlaç Ecza ve Kimya Ticaret AŞ | 14 September  2012

4.   KLİNİK ÖZELLİKLER

    4.1. Terapötik endikasyonlar

    FOSAMAX kalça ve vertebra kırıkları (vertebral kompresyon kırıkları) dahil olmak üzere kırıkların önlenmesi için postmenopozal osteoporozlu kadınlarda osteoporoz tedavisinde endikedir.

    FOSAMAX kırıkların önlenmesi için erkeklerdeki osteoporozun tedavisinde endikedir.

    4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

    Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi

    Önerilen doz, haftada 1 kez alınan 70 mg tablettir.

    FOSAMAX dozunu atlayan hastalar, hatırladıkları günün ertesi sabahı bir tablet almaları konusunda bilgilendirilmelidir. Hastalar aynı gün içinde iki tablet almamalıdır ve belirlemiş oldukları gün ilacı almak kaydıyla haftada bir kullanmaya devam etmelidirler.

    Osteoporozda bifosfonat tedavisinin optimal süresi belirlenmemiştir. Tedaviyi sürdürme ihtiyacı, özellikle 5 yıl veya daha uzun süreli kullanımın ardından, FOSAMAX'ın yarar ve potansiyel risklerine göre bireysel hasta bazında periyodik olarak yeniden değerlendirilmelidir.

    Uygulama şekli

    Alendronatın uygun bir şekilde emilebilmesi için;

    FOSAMAX, ilacın alındığı gündeki ilk gıda, içecek veya ilaçtan en az 30 dakika önce yalnızca su ile birlikte alınmalıdır. Diğer içecekler (maden suyu dahil), gıdalar ve bazı ilaçların alendronat absorpsiyonunu azaltması olasıdır (bkz. bölüm 4.5).

    İlacın lokal ve özofagus iritasyon/advers reaksiyon riskini azaltmak ve mideye geçişini kolaylaştırmak için (bkz. bölüm 4.4):

      FOSAMAX yalnızca, sabah kalktıktan sonra tam dolu bir bardak su ile birlikte yutulmalıdır (200 ml'den az olmamak kaydıyla).

      4.3. Kontrendikasyonlar

        Özofagus anormallikleri ve daralma veya akalazya gibi özofagusun boşalmasını geciktiren diğer faktörler,

        4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

        Üst gastrointestinal yan etkileri

        Oral bifosfonat kullanımı ile özofagus kanseri riskinin artabileceğini bildiren bazı çalışmalar bulunmakla birlikte bu ilişki net olarak kanıtlanmamıştır. Bu nedenle Barrett özofagusu veya gastroözofageal reflü zemininde artmış özofagus kanser riski olan hastalarda bu ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır.

        Alendronat, üst gastrointestinal mukozada lokal iritasyona neden olabilir. Disfaji, özofajiyal hastalık, gastrit, duodenit, ülser, veya geçen bir yıl içerisinde; peptik ülser, aktif gastrointestinal kanama, veya piloroplasti hariç üst gastrointestinal kanal cerrahisi gibi büyük bir mide-barsak problemi geçirmiş olunması gibi aktif bir gastrointestinal problemi olan hastalara alendronat verildiğinde altta yatan hastalık nedeninin kötüleşme olasılığından dolayı dikkatli olunmalıdır (bkz. bölüm 4.3). Hekimler, Barrett özofagusu olan hastalarda, hastanın bireysel durumuna göre alendronatın faydalarını ve potansiyel risklerini göz önünde bulundurmalıdırlar.

        Alendronat alan hastalarda, özofajit, özofagus ülserleri ve özofagus erozyonları ve bunları nadiren izleyen özofagus darlığı gibi özofajiyal reaksiyonlar bildirilmiştir. Bazı olgularda bu reaksiyonlar ağır olmuş ve hastanın hastaneye yatırılmasını gerektirmiştir. Dolayısıyla, hekimler olası bir özofajiyal reaksiyonu düşündürecek semptom ve bulgular açısından dikkatli olmalıdır ve hastalara disfaji, yutkunmada güçlük veya retrosternal ağrı, yeni ya da kötüleşen mide yanması halinde alendronatı kesip, hekime başvurmaları bildirilmelidir (bkz. bölüm 4.8).

        Ciddi özofajiyal istenmeyen olay riski, alendronat aldıktan sonra uzanan ve/veya özofagus iritasyonunu düşündüren semptomlar oluştuktan sonra ilacı almaya devam eden hastalarda daha fazla görülmektedir. İlacın nasıl kullanılacağının hastaya anlatılması ve hastanın anlamasının sağlanması çok önemlidir (bkz. bölüm 4.2). Hastalara bu talimatlara uymadıkları takdirde özofagus problemleri görülme riskinin artabileceği söylenmelidir

        Kapsamlı klinik çalışmalarda risk artışı görülmemekle birlikte ender olarak (pazara sunulduktan sonra) mide ve duodenum ülserleri bildirilmiştir; bunların bazısı şiddetli ve komplikasyonludur (bkz. bölüm 4.8).

        Çene osteonekrozu

        Genellikle diş çekimi ve/veya lokal enfeksiyon (osteomiyelit dahil) ile birlikte iyileşmede gecikme ile ilişkili çene osteonekrozu primer olarak intravenöz bifosfonatlar ile tedavi edilen kanserli hastalarda rapor edilmiştir. Bu hastaların çoğu aynı zamanda kemoterapi ve kortikosteroid almaktadır. Çene osteonekrozu oral bifosfonat kullanan osteoporozlu hastalarda da rapor edilmiştir.

        Çene osteonekrozu gelişiminde bireysel risk değerlendirilirken, aşağıdaki risk faktörleri göz önünde bulundurulmalıdır:

          bifosfanatın potensi(zoledronik asit için en yüksektir), uygulama yolu (yukarıya bakınız) ve kümülatif doz

          4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

          Birlikte alındığında, yiyecekler ve içecekler (maden suyu dahil), kalsiyum preparatları, antasitler ve diğer oral ilaçlar alendronatın emilimini etkileyebilir. Bu nedenle, alendronattan sonra başka bir oral ilaç almadan önce, en az yarım saat beklenmelidir (bkz. bölüm 4.2 ve 5.2).

          Klinik açıdan önemi olan başka ilaç etkileşmesi bildirilmemiştir. Yapılan bir klinik çalışmada bazı hastalar alendronat alırken östrojen de almıştır (intravajinal, transdermal veya oral). Birlikte kullanımlarına yönelik ilişkilendirilebilir bir yan etki tanımlanmamıştır.

          Non-steroidal antiinflamatuar ilaçların kullanımı gastrointestinal iritasyon ile ilişkili olduğundan, bu ilaçlar alendronat ile birlikte kullanılırken dikkat edilmelidir.

          Spesifik etkileşim çalışmaları yapılmamış olsa da klinik çalışmalarda alendronat ile birlikte kullanılan, sık reçetelenen çeşitli ilaçlarla birlikte klinik olarak ilişkili bir istenmeyen etki kanıtı görülmemiştir.

          Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

          Herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.

          Pediyatrik popülasyon:

          Herhangi bir etkileşim çalışması yapılmamıştır.

          4.6. Gebelik ve laktasyon

          Genel Tavsiye

          Gebelik kategorisi: C

          Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

          FOSAMAX çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda endike değildir.

          Gebelik dönemi

          Gebe kadınlarda alendronat kullanımına ilişkin yeterli veri yoktur. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar üreme toksisitesi göstermiştir.Sıçanlara verilen alendronat hipokalsemi ile ilişkili olarak güç doğuma neden olmuştur (bkz. bölüm 5.3).

          FOSAMAX gebelik sırasında kullanılmamalıdır.

          Laktasyon dönemi

          Alendronatın/metabolitlerin anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Yeni doğanlarda/bebeklerde risk göz ardı edilemez. FOSAMAX laktasyon döneminde kullanılmamalıdır.

          Üreme yeteneği / Fertilite

          Bifosfonatlar kemik matriksinin yapısına girer ve daha sonra da buradan, yıllar boyunca yavaş yavaş serbest kalır. Erişkin insan kemiğinin yapısına giren bifosfonat miktarı, dolayısıyla sistemik dolaşıma geri dönen miktar, doğrudan doğruya bifosfonat tedavisinin süresine ve kullanılan doza bağlıdır (bkz bölüm 5.2). İnsanlardaki fetal riskler hakkında hiçbir veri yoktur. Ancak bir bifosfonat tedavisi tamamladıktan sonra gebe kalan bir kadında, özellikle iskelet üzerinde zararlı olması şeklinde teorik bir risk vardır. Bifosfonat tadavisinin kesilmesinden, kadının gebe kalmasına kadar geçen süre, kullanılan bisfofonatın hangisi olduğu ve kullanılma yolu (oral ya da intravenöz) gibi değişkenlerin böyle bir risk üzerindeki etkileri incelenmemiştir.

          4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

          FOSAMAX araç ve makine kullanma becerisi üzerinde doğrudan bir etkiye sahip değildir veya etki ihmal edilebilir düzeydedir. Hastalar araç ve makine kullanma becerilerini etkileyebilecek bazı advers reaksiyonlar yaşayabilirler (örn. bulanık görme, baş dönmesi ve şiddetli kemik, kas veya eklem ağrısı (bk. bölüm 4.8).

          4.8. İstenmeyen etkiler

          Güvenlilik profilinin özeti:

          Menopoz sonrasındaki osteoporozlu kadınlarda yapılan bir yıllık çalışmada haftada bir alınan FOSAMAX'ın genel güvenlilik profili 70 mg (n=519) ve günde 10 mg (n=370) alendronat alan hastalarda benzerdir.

          Neredeyse aynı tasarıma sahip üç yıllık iki çalışmada menopoz sonrası kadınlarda (alendronat 10

          mg; n=196, plasebo: n=397) alendronat 10 mg/gün'ün güvenlilik profili plasebo ile benzerdir.

          Araştırmacılar tarafından muhtemelen, olasılıkla veya kesinlikle ilaçla ilişkili olduğu bildirilen ve bir yıllık çalışmada her iki tedavi grubunda ≥%1 görülen veya bir yıllık çalışmada alendronat 10 mg/gün ile tedavi edilen hastaların ≥%1'inde görülen ve üç yıllık çalışmalarda plasebo alan hastalarda daha yüksek insidansta görülen advers etkiler şunlardır:

          Bir Yıllık Çalışma

          Üç Yıllık Çalışmalar

          FOSAMAX

          Haftada Bir 70 mg

          (n=519)

          %

          Alendronat 10 mg/gün (n=370)

          %

          Alendronat 10 mg/gün (n=196)

          %

          Plasebo (n=397)

          %

          Gastrointestinal

          Karın ağrısı

          3.7

          3.0

          6.6

          4.8

          Dispepsi

          2.7

          2.2

          3.6

          3.5

          Asit rejürjitasyonu

          1.9

          2.4

          2.0

          4.3

          Bulantı

          1.9

          2.4

          3.6

          4.0

          Abdominal distansiyon

          1.0

          1.4

          1.0

          0.8

          Kabızlık

          0.8

          1.6

          3.1

          1.8

          Diyare

          0.6

          0.5

          3.1

          1.8

          Disfaji

          0.4

          0.5

          1.0

          0.0

          Flatülans

          0.4

          1.6

          2.6

          0.5

          Gastrit

          0.2

          1.1

          0.5

          1.3

          Gastrik ülser

          0.0

          1.1

          0.0

          0.0

          Özofajiyal ülser

          0.0

          0.0

          1.5

          0.0

          Kas-iskelet

          Kas-iskelet (kemik, kas veya eklem) ağrısı

          2.9

          3.2

          4.1

          2.5

          Kas krampı

          0.2

          1.1

          0.0

          1.0

          Nörolojik

          Baş ağrısı

          0.4

          0.3

          2.6

          1.5

          Advers ilaç reaksiyonları MedDRA sistem organ sınıfı ve sıklık kategorisine göre listelenmiştir. Sıklık kategorileri aşağıdaki kurallar kullanılarak tanımlanır: Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

          Bağışıklık sistemi

          hastalıkları

          Seyrek: Ürtiker ve anjiyoödem dahil aşırı duyarlılık reaksiyonları

          Metabolizma ve beslenme hastalıkları

          Seyrek: Genellikle predispozan durumlarla ilişkili semptomatik hipokalsemi

          Sinir sistemi hastalıkları

          Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi

          Yaygın olmayan: Disguzi

          Göz hastalıkları

          Yaygın olmayan: Göz iltihabı (üveit, sklerit, episklerit)

          Kulak ve iç kulak hastalıkları

          Yaygın: Vertigo

          Çok seyrek: Dış kulak yolunda osteonekroz (bifosfonat sınıfı advers reaksiyon)

          Gastrointestinal hastalıkları

          Yaygın: Karın ağrısı, dispepsi, kabızlık, ishal, flatulans, özofajiyal ülser*, disfaji*, abdominal distansiyon, asit rejürjitasyonu

          Yaygın olmayan: Bulantı, kusma, gastrit, özofajit*, özofajiyal erozyon*, melena†.

          Seyrek: Özofajiyal striksiyon*, orofarenjiyal ülserasyon*, üst gastrointestinal PUK'lar (perforasyon, ülserler, kanama)

          Deri ve deri altı doku hastalıkları

          Yaygın: Alopesi, prurit

          Yaygın olmayan: Döküntü, eritem

          Seyrek: Fotosensitivite ile birlikte döküntü, Stevens Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz dahil, şiddetli deri reaksiyonları

          Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

          Çok yaygın: Bazen şiddetlenen kas iskelet (kemik, kas veya

          eklem) ağrısı

          Yaygın: Eklemlerde şişme

          Seyrek: Çene osteonekrozu, atipik subtrokanterik ve diyafizer

          femur kırıkları (bifosfonat sınıfı advers reaksiyon)

          Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

          Yaygın: Asteni, periferik ödem

          Yaygın olmayan: Tipik olarak tedavinin başlangıcı ile ilişkili, akut-faz yanıtında olduğu gibi geçici semptomlar (miyalji, kırıklık ve nadiren ateş)

          *Bakınız bölüm 4.2 ve 4.4

          çalışmalara göre değerlendirilmiştir.

          Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

          Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonların raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi(TÜFAM)'ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta: tufam@titck.gov.tr, tel 0 800 314 00 08; faks 0 312 218 35 99)

          4.9. Doz aşımı ve tedavisi

          Oral doz aşımına bağlı olarak hipokalsemi, hipofosfatemi ve mide bulantısı, mide yanması, özofajit, gastrit veya ülser gibi üst gastrointestinal sisteme ait istenmeyen olaylar görülebilir.

          Alendronat ile doz aşımının tedavisiyle ilgili spesifik bir bilgi yoktur. Alendronatı bağlamak için süt veya antasitler verilmelidir. Özofagus iritasyonu riski nedeniyle hasta kusturulmamalı ve dik tutulmalıdır.

          Asperger Sendromu Asperger Sendromu Asperger sendromu, otistik gurubun bir bölümü olan bir özürdür. Bu genelde, gurubun daha ”yüksek” tarafında yer aldığı düşünülen kişilere uygun bir tanıdır. İnme İnme İnme, beynin hasar görmesinin sonucudur. Bu hasar, beynin bir kısmındaki ya bir kanama ya da akut kan eksikliği nedeniyle o kısmın geçici ya da kalıcı olarak işlevini yapamamasına yol açar.