TEGELINE 10 G 200 ml IV enj. için liyofilize toz içeren flakon Klinik Özellikler

Immunglobulin }

Enfeksiyona Karşı Kullanılan (Antienfektif) İlaçlar > İmmünoglobülinler > İmmunglobulin
Er-Kim İlaç Sanayi ve Tic. A.Ş. | 27 October  2020

4.1. Terapötik endikasyonlar

- Primer immün yetmezlik sendromları,

- Ciddi enfeksiyonlarla seyreden ve sekonder hipogamaglobulinemi gelişmiş multipl miyelom ve kronik lenfositik lösemi,

- Allojenik kemik iliği nakli sürecinde gelişen immün yetmezlik tedavisinde,

- AIDSTi çocuklarda tekrarlayan enfeksiyon durumlarında (Pediatrik HIV enfeksiyonunda),

- Guillain Barre sendromunda,

- Steroid tedavisine dirençli ve klinik kanamalarla giden immün trombositopenik purpura’da,

- İTP hastalarında trombositopenik dönemde yapılacak cerrahi veya splenektomiye hazırlık amacıyla,

- Bulber tutulumu olan Myasteni a Gravis’te,

- Kawasaki hastalığı,

- Gebeliğe sekonder immün trombositopeni veya gebelik ve ITP beraberliğinde,

-Birdshot retinokoroidopatinin tedavisinde,

- Multifokal Motor Nöropati (MMN)’de,

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji:

Uygulama sıklığı ve süresi:

Doz ve dozlar arasındaki süre tedavinin amacına ( replasman ya da modülatör tedavisi ) ve immun yetersizliği olan hastalarda intravenöz enjeksiyonu takiben normal insan immunoglobilinin in vivo yanlanma ömrüne bağlı olarak düzenlenir.

Aşağıdaki dozlar genel bir tavsiye niteliğindedir:

• Primer immun yetmezlikte replasman tedavisi:

Tedavinin amacı, en az 6 g / L rezidüel IgG seviyesi sağlamaktır (bir sonraki TEGELINE dozundan önce). İnatçı enfeksiyonlar durumunda, IgG seviyeleri 8 veya 10 g/L’ye çıkarılabilir. IV Ig ile tedaviye başlanmasını takiben hastalar 3 - 6 ay sonra stabilize olurlar. Koşullara göre (örn. Enfeksiyon) 0.4 - 0.8 g/ kg’lık yükleme dozu ve idame olarak her 3 haftada bir 0.2g/kg infüzyon uygulanması önerilir. 6 g/ L seviyelerinin sağlaması için yaklaşık 0.3 g/kg/ay IV Ig dozları (0.2 - 0.8 g/kg/ay doz aralığı ile) gereklidir. Stabil koşullara ulaşıldığında doz aralığı 2-4 hafta arasında değişir. Enfeksiyon gelişimi halinde daha sık infüzyon uygulanması gerekebilir.

Primer immun yetmezliklerin replasman tedavisinde, her infüzyondan önce, tedavinin yararını tespit için serum Ig G analizi yapılır ve eğer gerekirse, doz ya da uygulama aralıkları yeniden düzenlenir.

• Ciddi enfeksiyonlarla seyreden ve sekonder hipogamaglobulinemi gelişmiş multipl miyelom ve kronik lenfositik lösemi ve pediyatrik HIV enfeksiyonlarında replasman tedavisi:

En az 4-6 g/LTik IgG seviyelerini (bir sonraki IVIg infüzyonundan önce ölçülen) sağlamak için, her 3 -4 haftada bir 0.2 - 0.4 g/kg/gün doz önerilir.

Primer ve sekonder immun yetmezliklerin replasman tedavisi, en az 6 ay hastanede TEGELINE ile tedavi edilen hastalarda yan etki görülmeksizin uygulanabilir. Uygulama, bir hemşire veya hastadan sorumlu hastane ekibinden özel eğitim almış kişiler tarafından başlatılmalı ve izlenmelidir.

• Steroid tedavisine dirençli ve klinik kanamalarla giden immün trombositopenik purpura; ITP hastalarında trombositopenik dönemde yapılacak cerrahi veya splenektomiye hazırlık amacıyla; Gebeliğe sekonder immün trombositopeni veya gebelik ve ITP beraberliğinde; Bulber tutulumu olan Myastenia Gravis’de:

Yükleme dozu : 1. gün 0.8 - 1 g/kg/gün ( gerekirse 3. gün tekrarlanabilir ) veya 2-5 gün süreyle 0.4 g/kg/gün. Eğer trombositopeni nüksederse tedavi tekrarlanmalıdır.

• Yetişkinlerde Guillain- Barre sendromu:

5 gün için 0.4 g/kg/gün’dür.

• Kawasaki hastalığı:

Doz, 2-5 gün içinde bölünmüş dozlar halinde 1.6-2.0 g/ kg veya 2.0 g/kg tek doz olarak ve asetilsalisilik asit ile kombine olarak verilmelidir.

• Birdshot retinokoroidopatinin tedavisinde:

Başlangıç dozu, 6 ay süre ile her 4 haftada bir 2 - 4 gün, 1.6 g/kg’ dır.

İdame dozu, her 4-10 haftada bir 2 - 4 gün içinde verilen 1.2g/kg.

• Multifokal Motor Nöropati (MMN):

Başlangıç tedavisi için pozoloji 6 ay boyunca her 4 haftada bir 2 ile 5 gün arasında uygulanan 2 g/kg’dır.

İdame tedavisi için pozoloji 2 ile 5 gün boyunca uygulanan 2 g/kg’dır.

TEGELINE uygulama sıklığı ve idame tedavisinin süresi her bir hastada semptomlann yeniden ortaya çıkmasına kadar geçen süreye göre ayarlanmalıdır.

Terapötik etkinin oluşmaması durumunda, TEGELINE tedavisi en az 3 ay ve en fazla 6 aydan sonra kesilebilir.

• Kronik İnflamatuvar Demiyelinizan Poliradikülonöropati (CIDP):

5 gün boyunca 2 g/kg uygulanan ve her 4 haftada bir tekrar edilen pozoloji tedavi yanıtına bağlı olarak en fazla 4 ay boyunca idame ettirilir.

Terapötik etkinin oluşup oluşmadığı her bir tedavi küründen sonra değerlendirilmelidir. Herhangi bir etki gözlenmemesi durumda tedavi 3 aydan sonra kesilebilir.

Doz önerileri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Endikasyon

Doz

Enjeksiyon sıklığı

Replasman Tedavisi: Primer immun yetmezlikte

- yükleme dozu: 0.4 - 0.8 g/kg

- idame dozu: 0.2 - 0.8 g/kg

Her 2-4 haftada bir, en az 4 - 6 g/ L Ig G seviyeleri sağlanacak şekilde

Sekonder immun yetmezlik ve AIDSTi çocuklar

0.2 - 0.4 g/kg

Her 3-4 haftada bir en az 4 - 6 g/L Ig G seviyeleri sağlanacak şekilde

Immunomodülatör

Tedavisi:

İdiopatik trombositopenik purpura

0.8-1 g/kg veya 0.4 g /kg/gün

1. gün, (3. günde tekrarlanabilir ) 2-5 gün için

Birdshot retinokoroidopati

- yükleme dozu: 2-4 gün 1.6 g/kg - idame dozu: 2-4 gün 1.2 g/kg

6 ay süreyle her 4 haftada bir her 4-10 haftada bir

Yetişkinlerde Guillain-Barre sendromu

0.4 g/kg/gün

5 gün

Kawasaki hastalığı

1.6-2.0 g/kg

Bölünmüş dozlar halinde 2-5 gün asetil salisilik asit ile birlikte tek doz asetil salisilik asit ile birlikte.

Multifokal Motor Nöropati (MMN)

-yükleme dozu:

2 ile 5 gün arasında 2 g/kg - idame dozu:

2 ile 5 gün arasında 2 g/kg

6 ay süreyle her 4 haftada bir

TEGELINE uygulama sıklığı ve idame tedavisinin süresi her bir hastada semptomlann yeniden ortaya çıkmasına kadar geçen süreye göre ayarlanmalıdır.

Kronik İnflamatuvar Demiyelinizan Poliradikülonöropati (CIDP)

5 gün boyunca 2 g/kg

Tedavi yanıtına bağlı olarak en fazla 4 ay boyunca her 4 haftada bir

Uygulama şekli:

TEGELINE, “Kullanma Talimatı”nda belirtildiği şekilde kullanılmadan önce enjeksiyonluk su ile hazırlanan toz formudur. IVIg, hazırlandıktan hemen sonra tek doz olarak sadece intravenöz infüzyon şeklinde uygulanmalıdır.

Akış hızı, hastanm klinik toleransına göre ayarlanmalıdır ve ilk yarım saat sırasında 0.5 mL/ kg/ saati aşmamalıdır. Daha sonra kademeli olarak 4 mL/ kg/ saati aşmayacak şekilde artırılır. Bulanık veya çökeltisi olan çözeltiler kullanılmaz.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Böbrek/Karaciğer yetmezliği: Ig IV tedavi alan hastalarda akut böbrek yetmezliği vakaları rapor edilmiştir. Birçok vakada, daha önceden var olan böbrek yetmezliği, diabetes mellitus hipovolemi, aşırı kilo, nefrotoksik ilaçlann birlikte kullanımı veya 65 yaş üzerindeki hastalar gibi risk faktörleri belirlenmiştir. Böbrek ve karaciğer yetmezliği olan hastalarda minimum konsantrasyonda ve pratik olarak mümkün en yavaş infüzyon hızıyla uygulanmalıdır.

Pediyatrik popülasyon: İlacm dozu vücut ağırlığına göre hesaplanmalı ve ilaç minimum infüzyon hızında uygulanmalıdır.

4.3. Kontrendikasyonlar

• Özellikle Ig A eksikliği olan kişiler arasında insan immunoglobulinlerine aşırı duyarlığı olanlar ve anti-Ig A antikoru geliştiren,

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Multifokal motor nöropati (MMN) ile kronik inflamatuvar demiyelinizan poliradikülonöropati (CIDP) teşhisleri ilgili uzman hekim tarafından konulmalı ve TEGELINE ile tedaviye ilgili uzman hekimin tavsiyesi üzerine başlanmalıdır.

4.8. İstenmeyen etkiler

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

” bölümünde verilen sürelere mutlaka uymak gereklidir. Ayrıca, infüzyon sırasında hasta istenmeyen etkiler açısından yakından izlenmelidir.

Bazı advers reaksiyonlar aşağıdaki durumlarda daha sık oluşabilir:

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

” bölümüne bakınız)

• IgA yetmezliği olan ya da olmayan hipogamaglobulinemi ya da agamaglobulinemi

• İlk kez normal insan immunoglobulini uygulaması yapılacak hastalar ya da nadiren, kullanılan normal insan immunoglobülin preparatı değiştirildiğinde ya da en son uygulamadan sonra 8 hafta geçmişse.

Gerçek aşırı duyarlılık reaksiyonları nadirdir ve çok seyrek olarak anti-IgA antikoru olan IgA yetmezlikli vakalarda görülmektedir.

Nadiren normal insan immunoglobulini, daha önce insan immunoglobülin tedavisi uygulanmış ve tedaviyi tolere edebilmiş hastalarda bile anafılaktik reaksiyonla birlikte kan basıncında düşmeye neden olabilmektedir.

Potansiyel komplikasyonları aşağıdaki önlemlere dikkat ederek, sıklıkla önlemek mümkündür:

- İnfüzyon hızının dikkatle izlenmesi,

-Yavaş infüzyon (İmL/kg/saat) yoluyla başlangıçta IV Ig’ ye toleransının kontrolü.

- Geçici glukozüri gelişebilen latent diabetes mellitus, diabetes mellitus ya da düşük yağlı diyette şeker miktarının ( 2 g/g Ig G) hesaba katılması.

-İnfüzyon boyunca yan etki olasılığına karşı hastanm yakından izlenmesi. Özellikle daha önce normal insan immunoglobulini infüzyonu uygulanmamış, farklı bir preparat uygulanmış ya da daha önceki infüzyondan sonra 8 hafta geçmiş olan hastalar, potansiyel istenmeyen etkilerin belirtisini tespit etmek için ilk infüzyon süresince ve infüzyondan sonraki ilk saat boyunca dikkatle izlenmelidir. Diğer tüm hastalar da uygulamadan sonra en az 20 dakika süreyle izlenmelidir.

Özellikle vasküler komplikasyon riski olan hastalarda hızlı intravenöz infüzyonla ilişkili olarak arteriyel ve venöz tromboz riski daha büyüktür (bkz. Bölüm 4.2. Uygulama şekli).

Ig IV tedavi alan hastalarda akut böbrek yetmezliği vakaları rapor edilmiştir. Birçok vakada, daha önceden varolan böbrek yetmezliği, diabetes mellitus, hipovolemi, aşırı kilo, nefrotoksik ilaçlann birlikte kullanımı veya 65 yaş üzerindeki hastalar gibi risk faktörleri belirlenmiştir. Tüm hastalarda, IVIg uygulanması için şunlar gereklidir:

- IV Ig infüzyonunun başlangıcından önce yeterli hidratasyon sağlamak,

- İdrar miktarının izlenmesi,

- Serum kreatinin seviyelerinin ölçülmesi,

- Kıvnm diüretiklerinin beraber kullanımının engellenmesi.

Böbrek fonksiyon bozukluğu ya da akut böbrek yetmezliğinin değişik IVIg preparatlarının kullanımıyla ilişkili olabileceği bildirilmiş olmasına rağmen, olguların çoğundan, stabilizatör olarak sukroz içeren preparatlar sorumlu tutulmaktadır. Risk altındaki hastalarda, sukroz içermeyen preparatların kullanımı düşünülmelidir.

Aleıjik ya da anafılaktik reaksiyon görülürse infüzy ona hemen son verilmelidir. Şok durumunda, semptomatik tedavi hemen başlatılmalıdır.

Kan ürünleri veya plazma kökenli tıbbi ürünler uygulandığında enfeksiyon etkenlerinin bulaşma riski kesin olarak dışlanamaz. Bu durum henüz bilinmeyen patojenler için de geçerlidir.

Ancak, bu risk aşağıdaki önlemler ile azaltılmıştır:

• Donörler, ciddi bir tıbbi inceleme sonucunda seçilmekte ve her bağışta HIV, HCV ve HBV gibi majör patojenik virüsleri de kapsayan tarama testleri yapılmaktadır.

• Plazma havuzlan HCV ve parvovirüs B19 genomik materyali için test edilir.

• Viral eliminasyon ve/veya inaktivasyon evrelerini kapsayan ekstraksiyon/pürifıkasyon işlemleri, HIV, HCV, HBV için valide edilmiştir.

• Ürünün hazırlandığı plazma, Creutzfeldt-Jacob hastalığı (CJD)’a ait hiçbir klinik belirti taşımayan ve CJD şüphesi bulunmayan, sağlıklı donörlerden toplanmıştır. Ancak bu ürün insan kanından üretilmiş olmasına rağmen, virüsler ve teorik olarak CJD ajanı taşıyabilme riski bulunmaktadır.

TEGELINE uygulaması ile bugüne kadar virüs kontaminasyonu rapor edilmemiştir.

Viral uzaklaştırma/ inaktivasyon prosedürlerinin etkisi, hepatit A veya parvovirüs B19 gibi zarfsız virüslere karşı sınırlı olabilir.

Hasta ve ürünün arasındaki bağlantıyı korumak için, hastaya her TEGELINE uygulanmasında, hastanm ismi ve ürünün seri numarası kaydedilmelidir.

TEGELINE 10 mL’de 8 mg sodyum içerir (200 mL=160 mg). Düşük tuz diyeti uygulayan hastalarda bu durum dikkate alınmalıdır.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Canlı virüs aşıları ile etkileşim:

IV Ig uygulaması, kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve su çiçeği gibi canlı virüs aşılarının etkinliğini, en az 6 haftadan en çok 3 aya kadar bozabilir. Bu tip aşıların uygulanabilmesi için IV Ig infüzyonundan sonra 3 aylık bir süre geçmelidir. Kızamık hastalarında bu durum 1 yıla kadar sürebilir.

Eğer hasta infüzyondan önceki 2 hafta içinde bu aşılardan birini olmuşsa, aşı tekrarı gerekip gerekmediğini tayin etmek için aşı sonrası koruyucu antikor düzeyinin kontrolü gerekebilir.

Serolojik testler ile etkileşim:

Normal insan immunoglobülin infüzyonundan sonra hastanm kanma pasif olarak transfer edilmiş antikorların hastanm kanında geçici olarak yükselmesi, serolojik testlerde yanıltıcı pozitif sonuçlara neden olabilir.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/ Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Bilinen bir olumsuz etkisi bulunmamaktadır.

Gebelik dönemi

TEGELINE’nin gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik/ve-veya/embriyonal/fetal gelişim/ve-veya/doğum/ve-veya/doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir. İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Gebe kadınlara verilirken tedbirli olunmalıdır.

Laktasyon dönemi

TEGELINE’in hamilelerde güvenli kullanımı kontrollü klinik çalışmalarla değerlendirilmemiştir. Bu nedenle emziren annelerde dikkatli kullanılmalıdır. İmmünoglobulinler anne sütü ile atılmaktadır (süte geçmektedir). Ancak immünoglobulinlerin emzirilen çocuk üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi öngörülmemektedir. Aksine, anne sütüne geçerek yeni doğana koruyucu antikorların geçmesine katkıda bulunabilir.

Üreme yeteneği /Fertilite

Hayvan üreme çalışmaları yürütülmemi ştir. Hamile kadına verildiğinde fötal hasara neden olup olmadığı ve üreme kapasitesini etkileyip etkilemediği bilinmemektedir.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

4.8. İstenmeyen etkiler

Primer immun yetmezliği olan hastalarda IV Ig uygulamasına bağlı yan etkiler daha yaygm görülür.

Titreme, hipertermi, baş ağrısı, bulantı, kusma, aleıjik belirtiler, kan basıncında düşme, hafif eklem ağrısı veya bel ağrısı görülebilir.

Hiç immunoglobülin almamış veya 8 haftadan daha önce son IVIg tedavisi alan hipogamaglobulinemik hastalarda veya hızlı intravenöz infüzyon sırasında (Uygulama şekli bölümüne bakınız), anafılaktik reaksiyon riski daha yüksektir. Özellikle vasküler komplikasyon riski olan hastalarda, infüzyonun hızlı yapılması arteriyel ve venöz tromboza neden olabilir.

Önceki enjeksiyonlarda aşırı duyarlılık reaksiyonları görülmeyen hastalarda arasıra hipotansiyon ( anormal düşük kan basıncı ) durumu ve anafılaktik şok bildirilmiştir.

Özellikle idiopatik trombosistopenik purpurası olan hastalarda, insan immunoglobilini ile geriye dönüşümlü aseptik menenjit vakaları bildirilmiştir.

Özellikle yüksek doz ile tedavi edilen hastalarda, hızlı reversibl asemptomatik lökonötropeninin erken başlangıcı görülebilir.

İnsan normal immunoglobulininin intravenöz uygulamasında aşağıdaki yan etkiler bildirilmiştir:

Şu terimler ve sıklık dereceleri kullanılmıştır: Çok yaygm (>1/10), yaygm (>1/100 ila <1/10), yaygm olmayan (>1/1,000 ila <1/100), seyrek (>1/10,000 ila <1/1,000); çok seyrek (<1/10,000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenfatik sistem hastalıkları:

Seyrek: Geri dönüşümlü hemolitik anemi/hemoliz

Vasküler hastalıklar :

Seyrek:

- İzole yüksek kan basıncı,

- Özellikle yaşlı hastalarda ve serebral veya kardiyak iskemi riski olan hastalarda tromboz, aşırı kilo veya şiddetli hipovolemi

Deri ve deri altı doku hastalıkları:

Seyrek: Regresif kutanöz reaksiyonlar, bazen egzematiform

Böbrek ve idrar hastalıkları:

Seyrek: Akut böbrek yetmezliği

Araştırmalar:

Seyrek: Serum kreatinin seviyesinde artış

Çok seyrek: Transaminazların miktarında geçici artış

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

TEGELINE için bildirilmiş aşırı doz durumu olmamasına rağmen, doza bağlı bazı yan etkiler (istenmeyen etkiler bölümüne bakınız) olabilir: beyin zarı iltihabı (aseptik menenjit), böbrek yetmezliği, kanda viskozite artışı.

Yüksek Tansiyon Yüksek Tansiyon Hipertansiyon sürekli anormal derecede yüksek olan kan basıncıdır. Tansiyon atardamarlarınızdaki kanın basıncıdır. Pankreas Kanseri Pankreas Kanseri Pankreas karnın alt kısmında yatay şekilde bulunan bir organdır. Sindirime yardımcı olan enzimleri ve kan şekerini yönetmeye yardımcı olan hormonları vücuda dağıtmakla görevlidir.