Santral diabetes insipidus
İntranazal uygulama uygun görülmediği taktirde enjeksiyon yapılır. Doz, her hasta
için ayrı tayin edilir ve farklı doz seviyelerindeki idrar ozmolalitesi ve diürez etki
testinden sonra ayarlanır.
Su retansiyonu oluştuğunda doz ayarlanmalıdır.
Normal doz, intravenöz enjeksiyon : Erişkinler, günde 1 –2 defa, 1 –4 mcg (0.25 –
1ml).
1 yaşından büyük çocuklar, günde 1 –2 defa 0.1 -1 mcg (0.025 – 0.25 ml).
1 yaşından küçük çocuklarda yapılan çalışmalar sınırlıdır. Hasta raporları en uygun
başlangıç dozunun 0.05 mcg (0.0125ml) olduğunu göstermektedir. Doz, daha sonra
hastanın diürez ve elektrolit dengesine göre belirlenir.
İnjeksiyon normalde intravenöz uygulanır, fakat gerektiğinde intramüsküler veya
subkütan verilebilir. Su retansiyonu belirtisinde doz ayarlanmalıdır.
İdrar yoğunlaştırma kapasite testi
Normal erişkin dozu, intramüsküler veya subkütan yoldan 4 mcg’ dır (1ml). 1
yaşından büyük çocuklara verilecek doz, 1-2 mcg. dir (0.25 – 0.5ml). 1 yaşından
küçüklere 0.4 mcg (0.1ml) verilir.
Çocuklarda öncelikle intranazal formun kullanılması önerilir.
Minirin uygulandıktan sonra 1 saat içindeki idrar atılır. Daha sonraki 8 saat sırasında
2 kısım idrar ozmolalite ölçmek için toplanır. Su alımının kısıtlanması gereklidir
8UYARILAR bölümüne bakınız).
İnvazif bir ameliyattan önce kanamanın kontrolü veya kanamanın önlenmesi
0.3 mcg / kg (vücut ağırlığı), 50 – 100 ml’ ye serum fizyolojik ile seyreltilir ve 15 –
30 dakika içinde intravenöz infüzyon şeklinde verilir. Eğer cevap olumlu olursa,
başlangıç MINIRIN dozu, 1- 2 defa, 6 – 12 saat arayla tekrarlanabilir. Dozun bir kez
daha tekrarı etkinin azalması şeklinde sonuç verir.
Hemofilili hastalarda istenilen düzeyde VIII : C artışı , faktör VIII – konsantresi
tedavi kriterine göre değerlendirilir. VIII : C – yoğunluğu düzenli kontrole tabi
tutulmalıdır, çünkü az sayıda vakada tekrarlanan dozlar sonucu etkide azalma
görülmüştür. Eğer MINIRIN infüzyonu plazmada istenilen VIII : C yoğunluğu
artışına yol açmazsa, faktör VIII konsantresi tedaviye eklenebilir. Hemofilili hastanın
tedavisi her hastanın koagülasyon laboratuarı ile işbirliği yaparak yürütülür.
MINIRIN tedavisinden önce, koagülasyon faktörünü ve kanama süresini tayin ediniz.
Desmopressin uygulanmasından sonra VIII:C ve Vwf : Ag plazma düzeyleri yükselir.
Bununla birlikte, desmopressinden önce veya sonra, bu faktörlerin plazma
yoğunluklarıyla kanama süresi arasında bir korelasyon saptamak mümkün değildir.
Bu nedenle, eğer mümkünse desmopressinin kanama süresine etkisi her hastada ayrı
denenmelidir.
Kanama süresi testi mümkün olduğu kadar standart olmalıdır, örneğin Simplate II
kullanılabilir.
Kanama süresinin ve koagülasyon faktörlerinin plazma düzeylerinin tayini bir
koagülasyon laboratuarına danışılarak yürütülmelidir.
Tedavinin kontrolü:
Birkaç vakada etkinin tekrarlanan dozlar ile arttığı görülünceye kadar VIII:C
yoğunluğu düzenli olarak izlenmelidir.
MINIRIN uygulaması ile hastanın kan basıncı arasındaki ilişki dikkatle izlenmelidir.
DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ
Doz aşımına bağlı olarak, su retansiyonu ve hiponatremi olabilir. Hiponatreminin
tedavisi kişiye göre değiştiği halde bazı genel önlemler alınmalıdır.
Asemptomatik hiponatremi, desmopressin tedavisinin kesilmesiyle ve sıvı alımının
sınırlandırılmasıyla düzelebilir. Semptomatik vakalarda, izotonik veya hipertonik
sodyum klorür infüzyonu ilave edilebilir. Sıvı retansiyonu şiddetli ise,
(konvülsiyonlar ve şuur kaybı) tedaviye furosemid eklenmelidir.