1) Elektrolizsiz dekstroz solüsyonları, kan transfüzyonu le birlikte uygulanmamalıdır, eritrosit konglomerasyonuna sebep olabilirler.
2) Elektrolizsiz dekstroz solüsyonları deri altından uygulandığında, tuz kaybetmiş olan hastaların daha çok sodyum ve su kaybetmelerine sonuç olarakta periferik dolaşım kollapsi ve anüriye yol açabilirler.
3) Dekstroz solüsyonları tam kan ile birlikte aynı infzyon seti ile uygulanmalıdır. Hemolize sebep olabilirler.
4) Dekstroz solüsyonları hipopotasemi ve hipofosfatemiyle seyreden sıvı ve elektrolit dengesizliklerine sebep olurlar.
5) Dekstroz infüzyonları sırasında glikojenin karaciğerde depolanması kandaki potasyum düzyini düşürür. Bu nedenle parenteral yoldan beslenen (böbrek fonksiyonları normal) hastalarda ve özellikle dijitalize olanlarda, hücre içi potasyum kaybını (hipopotasemiyi)önlemek için dekstroz solüsyonu ile birlikte potasyum verilmelidir. Her litre dekstroz'a 20-40 mEg potasyum.
6) Dekstroz'a karşı bazı durumlarda (ameliyat, sepsis, şok, pankreatit v.s.) intolerans ortaya çıkabilir. Bu hallerde hiperglisemi ve glukozüri, görülür ve kanda kateşolamin, glukokortikoit ve glukojen seviyeleri yükselir. Bu vakalarda enfüzyon sıvısına her 25 g dekstroz için 1-2,5 ünite kristalise insülin katılmalıdır.
7) B grubu vitaminleri organizmadaki dekstroz metamolizmasını katalize eden koenzim sistemlerinde yer aldıklarından, dekstroz kullanırıkenbu vitaminlerin de birlikte verilmesi vücuttaki vitamin yedeklerinin tükenmesini önler.