OMEPROL 40 Mg IV Ýnfüzyon Ýçin Liyofilize Toz Ýçeren Flakon Farmakolojik Özellikler
Sandoz İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Sandoz İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Farmakoterapötik grup: Proton pompa inhibitörleri ATC kodu: A02BC01
Omeprazol benzimidazol türevi olup, mide proton pompa inhibitörüdür. Omeprazol parietal hücrelerde gastrik asit salgılanmasından sorumlu olan H+, K+-ATPaz enzimini doğrudan ve doza bağlı olarak baskılamaktadır. Seçici hücre içi etki mekanizması ve diğer reseptörlere (histamin H2, muskarin M1 veya gastrinerjik reseptörler gibi) afinitesinin düşük olması nedeniyle omeprazol asit üretiminin son adımını baskılayan ayrı bir sınıfa konmuştur.
Bu etki mekanizmasının sonucu omeprazol, hem bazal hem de uyarılabilen asit salgılanmasını uyarı tipinden bağımsız olarak baskılamaktadır. Dolayısıyla omeprazol pH değerini artırır ve mide asiti salgı hacmini azaltır.
Zayıf bir baz olan ön ilaç omeprazol parietal hücrelerin asit ortamında birikir ve protonlandıktan sonra H+, K+-ATPaz inhibitörü olarak etkin hale geçer. pH 4 altındaki asit ortamda protonlu omeprazol, etkin madde olan omeprazol sülfenamide dönüşür.
Omeprazolün plazma yarı ömrü ile karşılaştırıldığında omeprazol sülfenamid hücre içinde daha uzun süre kalmaktadır (bkz Bölüm 5.2). Yeterince düşük pH yalnızca mide parietal hücrelerinde bulunur; bu durum omeprazolün yüksek spesifikliğini açıklamaktadır. Enzime bağlanarak etkinliği baskılayan omeprazol sülfenamiddir.
Enzim sistemi baskılandığında pH değeri artar ve daha az omeprazol birikir veya gastrik parietal hücrelerde daha az dönüştürülür. Sonuç olarak, omeprazolün birikmesi bir tür geri bildirim mekanizması ile düzenlenmektedir.
IV omeprazol uygulanması hızlı ve etkili bir şekilde asit baskılanması sağlamaktadır. Duodenal ülserli hastalarda 24 saatte bazal ve uyarılmış asit salgısının baskılanması yaklaşık % 90’dır.
Genel özellikler
Omeprazol bir proton pompa inhibitör etkkisine sahip beyaz ila kirli beyaz renkli, yaklaşık 155 C’de dekompozisyonla ergiyen kristalize bir tozdur. Zayıf bazikdir, etanol ve metanolde kolayca çözünürken, aseton ve izopropanolde hafif, suda ise çok az çözünür.
Emilim
Omeprazol yaklaşık % 95 oranında proteine bağlanmaktadır.
5 gün IV 40 mg omeprazol uygulaması sonrasında mutlak biyoyararlanım yaklaşık % 50 artar; bu durum CYP2C19 enzim satürasyonu nedeniyle hepatik klerensdeki azalma ile açıklanabilir.
Dağılım
Omeprazolün vücutta dağılım hacmi relatif olarak düşüktür (0.3 l/kg vucüt ağırlığı) ve ekstraselüler sıvıya karşılık gelmektedir.
Omeprazol zayıf bir baz olarak parietal hücrelerin hücre içi kanal sistemlerinde asit ortamında birikir. Bu asit ortamında omeprazol protonlanır ve etkin madde omeprazol sülfenamide dönüşür. Bu etkin madde parietal hücrelerin salgılama yüzeyindeki proton pompasına (H+, K+-ATPaz) bağlanır ve etkinliklerini baskılar. Bu nedenle asit baskılama süresi plazmada bulunuş süresinden uzundur. Asit baskılama derecesi doğrudan eğri altında kalan alan (AUC) ile bağlantılıdır fakat herhangi bir zamandaki plazma konsantrasyonu ile bağlantılı değildir.
Biyotransformasyon
Omeprazol esas olarak karaciğerde CYP 2C19 ile tamamen metabolize olmaktadır. Az sayıda hastada CYP2C19 enzimi fonksiyonu zayıftır ve atılımı azalmıştır. Bu hastalarda terminal atılım yarı ömrü diğer hastalara göre 3 kat daha uzundur; AUC ise 10 kat artabilir. Plazmada sülfon, sülfit ve OH-omeprazol bulunur. Bu metabolitlerin asit salgılanması üzerinde anlamlı etkisi yoktur.
Eliminasyon
Plazma yarılanma ömrü 40 dakikadır ve toplam plazma klerensi 0.3- 0.6 l/dk’dır.
Verilen dozun yaklaşık % 20’si feçesle atılır, geri kalanı idrarda metabolit olarak atılır. İki
major üriner metaboliti hidroksi-omeprazol ve ilgili karboksilik asittir.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Böbrek yetmezliği:
Böbrek bozukluğu olan hastalarda omeprazolün farmakokinetiği sağlıklı kişilerdekine benzerdir. Fakat metabolize olan omeprazolün atılımında renal yol temel atılım yolu olduğundan, renal fonksiyon azalmasının düzeyine bağlı olarak omeprazolün atılımı azalır. Günde tek doz ile omeprazolde klinik olarak anlamlı birikim görülmemiştir.
Karaciğer yetmezliği:
Kronik karaciğer hastalığında omeprazol klerensi azalır, plazma yarı ömrü yaklaşık 3 saate kadar artabilir. Bu hastalarda sistemik biyoyararlanım artabilir.
Yaşlılar:
Bu zamana kadar klinik toksisite araştırmalarında insanlarda ortaya çıkabilecek yan etkilere ilişkin bulguya raslanmamıştır.
Yaşam boyu omeprazol tedavisi görmüş veya parsiyel fundektomi uygulanmış sıçanlarda mide ECL hücre hiperplazisi ve karsinoid gözlenmiştir. Bu değişiklikler asit baskılanmasına sekonder gelişen sürekli hipergastrinemi sonucudur.
Mutajenite çalışmalarında (in-vitro ve in-vivo) klinik olarak anlamlı bulgu saptanmamıştır.