ISOPTIN SR 240 mg 50 film tablet Klinik Özellikler

Abbott Laboratuvarları İthalat İhracat Tic. Ltd. Şti.

[ 17 November  2011 ]

4.1. Terapötik endikasyonlar

Verapamil hidroklorür aşağıdakiler gibi koroner arter hastalığı tablolarının (kalp kasına yetersiz oksijen gitmesi ile karakterize durumların) tedavisi için endikedir: Kronik stabil angina pektoris; anstabil angina pektoris (kreşendo angina, istirahat anginası); vazospastik angina pektoris (Prinzmetal angina, varyant angina); kalp yetmezliği olmayan hastalarda ve beta-blokörler endike değilse, miyokard enfarktüsü sonrası angina.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Verapamil hidroklorür dozu, hastalığın şiddetine uygun olarak, hastaya göre ayarlanmalıdır.
Bütün endikasyonlarda ortalama günlük doz 240 mg ile 360 mg arasındadır. Günlük doz, uzun dönemde 480 mg’ı aşmamalıdır ama kısa dönem için daha yüksek dozlar kullanılabilir.

Uygulama süresi

Kullanım süresinde bir kısıtlama yoktur. Verapamil hidroklorür uzun dönemli kullanımdan sonra aniden kesilmemelidir. Dozajın azaltılarak kesilmesi önerilir.

Uygulama şekli

Tabletler emilmeden veya çiğnenmeden yeterli sıvıyla beraber, tercihen yemekte veya yemekten kısa süre sonra alınmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer fonksiyonu azalmış olan hastalarda ilacın metabolizması, hepatik disfonksiyonun şiddetine bağlı olarak az ya da çok miktarda gecikebilir ve bu durum, verapamil hidroklorürün etkilerini artırır veya uzatır. Bu nedenle karaciğer fonksiyonu azalmış olan hastalarda dozaj gereksinimleri özel bir dikkatle ayarlanmalı ve başlangıçta düşük dozlar verilmelidir.

Isoptin SR 240 mg Film Tablet, yüksek dozajlara (örn., günde 240 mg - 480 mg verapamil hidroklorür) gereksinimi olan hastalarda kullanılmalıdır. Daha düşük dozlara yeterli bir yanıt vermesi olası olan hastalar (örn., hepatik disfonksiyonu olan hastalar veya yaşlı hastalar) için aktif ilaç içeriği daha elverişli olan formülasyonlar kullanılmalıdır.

Yetişkinler ve vücut ağırlığı 50 kg’ın üstünde olan adolesanlarda kullanım:

Koroner arter hastalığı, paroksismal supraventriküler taşikardi, atrial flatter ve atrial fibrilasyon:

120-480 mg, bir ya da iki doza bölünmüş olarak.

Hipertansiyon:

120-480 mg, bir ya da iki doza bölünmüş olarak.

Pediyatrik popülasyon (sadece kardiyak ritim bozukluğu için):

4.3. Kontrendikasyonlar

Isoptin SR 240 mg Film Tablet kullanımı aşağıdaki durumlarda kontrendikedir:

• Verapamil veya ürünün bileşiminde yer alan yardımcı maddelere karşı bilinen aşırı duyarlılık,

• Kardiyojenik şok,

• Komplikasyon gelişmiş akut miyokard enfarktüsü vakaları (bradikardi,hipotansiyon,sol kalp yetmezliği),

• II. ve III. derece AV blok (kalp pili kullanan hastalar hariç),

• Hasta sinüs sendromu (kalp pili kullanan hastalar hariç),

• Konjestif kalp yetmezliği,

• Atriyal fibrilasyon/flatter ve eş-zamanlı Wolf-Parkinson-White Sendromu,

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Verapamil, hastaların çoğunda ön yükteki azalma (azalmış sistemik vasküler direnç) özelliğiyle, ventriküler performansta net bir bozulma olmadan kompanse olan negatif bir inotropik etkiye sahiptir. Şiddetli sol ventrikül disfonksiyonu bulunan (örn., ejeksiyon fraksiyonu %30’dan az veya orta dereceli ya da şiddetli kardiyak yetmezlik belirtileri olan) hastalarda ve beta adrenerjik blokör alıyorlarsa, her hangi bir derecede ventrikül disfonksiyonu olan hastalarda verapamilden kaçınılmalıdır (Bkz. İlaç Etkileşimleri). Daha hafif ventrikül disfonksiyonu olan hastalar, verapamil tedavisinden önce mümkünse optimum dozlarda dijital ve/veya diüretiklerle kontrol edilmelidir. (Bkz. Uyarılar/Önlemler).

Hipotansiyon

Verapamilin farmakolojik etkisi, bazen kan basıncının normal düzeylerin altına düşmesine neden olabilir ve bu durum, baş dönmesi veya semptomatik hipotansiyonla sonuçlanabilir.
Hipertansif hastalarda, kan basıncının normalin altına düşmesi olağan dışıdır.

Karaciğer Enzimlerinde Yükselme

Eş zamanlı alkali fosfataz ve bilirubin yükselmeleriyle birlikte olan ve olmayan transaminaz yükselmeleri bildirilmiştir. Bu gibi yükselmeler bazen geçicidir ve verapamil tedavisine devam edilmesine karşın ortadan kalkabilir. Verapamil ile bağlantılı birçok hepatoselüler hasar olgusu ilaca yeniden maruz kalınmasıyla kanıtlanmıştır; bunların yarısında SGOT, SGPT ve alkali fosfataz yükselmelerine ilave olarak bitkinlik, ateş, ve/veya sağ üst kadranda ağrı gibi klinik semptomlar ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, verapamil alan hastalarda karaciğer fonksiyonunun periyodik olarak izlenmesi gerekir.

Aksesuar Baypas İleti Yolu (Wolff-Parkinson-White veya Lown-Ganong-Levine)

4.3. Kontrendikasyonlar

Tedavi çoğunlukla DC-kardiyoversiyondur. Kardiyoversiyon oral Isoptin’den sonra güvenli ve etkin bir biçimde kullanılmıştır.

Atriyoventriküler Blok

Verapamilin AV ileti ve SA nodu üzerindeki etkisi, asemptomatik birinci-derece blok ve geçici bradikardiye neden olabilir, bazen buna nodal kaçış ritimleri eşlik edebilir. PR aralığının uzaması, özellikle terapinin erken titrasyon fazında verapamilin plazma konsantrasyonlarıyla korelasyon göstermektedir. Ancak, daha yüksek derecelerden AV blok sık olmasa da (%0.8) gözlenmiştir. Belirgin birinci-derece blok veya ikinci- veya üçüncü- derece AV bloğa ilerleyen gelişim olması, dozajın azaltılmasını veya nadiren verapamil HCl’in kesilmesini ve klinik duruma bağlı olarak uygun tedavinin uygulanmasını gerektirir.

Hipertrofik Kardiyomiyopatili Hastalar (IHSS)

Hipertrofik kardiyomiyopatisi olan (çoğu propranolole refrakter olan veya tolere edemeyen) ve 720 mg/gün’e kadar olan dozlarda verapamil verilen hastalarda çeşitli şiddetli advers etkiler görülmüştür. Şiddetli sol ventriküler dışa akım obstrüksiyonu ve geçmişte sol ventrikül disfonksiyonu öyküsü bulunan üç hasta pulmoner ödem nedeniyle ex olmuştur.
Genel olarak görülen advers etkiler; pulmoner ödem ve/veya şiddetli hipotansiyon, sinüs bradikardisi, ikinci-derece AV blok, sinüs arestidir.

Bu hasta grubunda mortalite oranı yüksek ciddi bir hastalığın bulunduğu dikkate alınmalıdır.
Advers etkilerin çoğu dozun azaltılmasına iyi yanıt vermiş ve verapamilin kesilmesi nadiren gerekmiştir.

Hepatik Fonksiyonu Azalmış Hastalarda Kullanım

Verapamil büyük ölçüde karaciğer tarafından metabolize edildiğinden, hepatik fonksiyonu azalmış olan hastalara dikkatle uygulanmalıdır. Şiddetli karaciğer disfonksiyonu, çabuk salımlı verapamilin eliminasyon yarı-ömrünü yaklaşık 14 - 16 saat uzattığından; bu hastalara, karaciğer fonksiyonu normal olan hastalara verilen dozun yaklaşık %30’u verilmelidir. PR aralığının anormal uzaması dikkatle izlenmeli veya aşırı farmakolojik etkilerin başka belirtileri izlenmelidir (Bkz. Doz Aşımı).

Nöromüsküler İletisi Zayıflamış (Azalmış) Hastalarda Kullanım

Verapamilin Duchenne müsküler distrofisi olan hastalarda nöromüsküler iletiyi azalttığı, nöromüsküler blokaj ajanı veküronyumun etkisinden kurtulmayı uzattığı ve miyastenia graviste, Lambert-Eaton sendrom ve ilerlemiş Duchenne müsküler distrofide kötüleşmeye neden olduğu bildirilmiştir. Nöromüsküler iletisi yavaşlamış olan hastalara uygulandığında verapamil dozajını azaltmak gerekli olabilir.

Renal Fonksiyonu Azalmış Hastalarda Kullanım

Uygulanan verapamil dozunun yaklaşık %70’i idrarda metabolitler olarak atılır.

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

In vitro metabolik çalışmalar verapamil hidroklorürün sitokrom P450 CYP3A4, CYP1A2, CYP2C8, CYP2C9 ve CYP2C18 tarafından metabolize edildiğini göstermektedir.
Verapamilin CYP3A4 enzimlerinin ve P-glikoproteinin (P-gp) inhibitörü olduğu gösterilmiştir.

CYP3A4 indükleyicileri verapamilin plazma düzeyinde düşmeye sebep olurken, CYP3A4 inhibitörlerinin plazma verapamil düzeyinde yükselmeye sebep olduğu ve bu etkileşimlerin klinik açıdan anlamlı oldukları bildirilmiştir. Bu nedenle hastalar ilaç etkileşmeleri açısından izlenmelidir.

Farmakokinetik nedenlere bağlı potansiyel ilaç etkileşimleri aşağıdaki tabloda verilmektedir:

Verapamil ile bağlantılı olan Potansiyel İlaç Etkileşimleri

Eş-zamanlı ilaç

Verapamil veya eş-zamanlı ilaç üzerindeki potansiyel etki

Yorum

Alfa blokörler

Prazosin

t Prazosin Cmaks (~%40) yarılanma ömründe etki olmaksızın

İlave bilgi aşağıdadır

Terazosin

t Terazosin EAA (~%24) ve Cmaks (~%25)

Antiaritmikler

Flekainid

Flekainid plazma klirensi üzerinde minimal etki (<~%10); verapamil plazma klirensi üzerinde hiç etki yoktur

İlave bilgi aşağıdadır

Kinidin

l Oral kinidin klirensi (~%35)

Antiastmatikler

Teofilin

4 Oral ve sistemik Cl ~%20

Cl azalması sigara içenlerde daha azdır (~ %11)

Antikonvülsanlar

Karbamazepin

İnatçı parsiyel epilepsi hastalarında t karbamazepin EAA (~%46)

İlave bilgi aşağıdadır

Fenitoin

Verapamil plazma düzeyinde olası l

İlave bilgi aşağıdadır

Antidepresanlar

İmipramin

t İmipramin EAA (~%15)

Aktif metabolit desipraminin düzeylerini etkilemez

Antidiyabetikler

Gliburid

t Gliburid Cmaks (~%28), EAA (~%26)

Antiinfektifler

Klaritromisin

Verapamil düzeylerinde olası t

Eritromisin

Verapamil düzeylerinde olası t

Rifampin

l verapamil EAA (~%97), Cmaks (~%94), oral biyoyararlanım (~%92)

İlave bilgi aşağıdadır

Telitromisin

Verapamil düzeylerinde olası t

Antineoplastikler

Doksorubisin

Oral verapamil uygulaması ile t doksorubisin EAA (%89) ve Cmaks (%61)

Küçük hücreli akciğer kanseri olan hastalarda

IV verapamil uygulaması ile doksorubisin farmakokinetiğinde anlamlı bir değişiklik olmaz

İleri evre neoplazması olan hastalarda

Barbitüratlar

Fenobarbital

t Oral verapamil klirensi (~ 5 kat)

Eş-zamanlı ilaç

Verapamil veya eş-zamanlı ilaç üzerindeki potansiyel etki

Yorum

Benzodiyazepinler ve diğer anksiyolitikler

Buspiron

t Buspiron EAA, Cmaks ~ 3.4 kat

Midazolam

t Midazolam EAA (~3 kat) ve

Cmaks (~ 2 kat)

Beta blokörler

Metoprolol

Angina hastalarında t metoprolol EAA (~%32.5) ve Cmaks (~%41)

İlave bilgi aşağıdadır

Propranolol

Angina hastalarında t propranolol EAA (~%65) ve Cmaks (~%94)

Kalp glikozitleri

Digitoksin

l Digitoksin toplam vücut klirensi (~%27) ve ekstrarenal klirens (~%29)

Digoksin

Sağlıklı bireylerde: t digoksin Cmaks ~%45-53

t digoksin Css ~%42 ve t digoksin EAA ~%52

H2 Reseptör antagonistleri

Simetidin

t Verapamil EAA,R: ~%25, S: ~%40; ve R- ve S-verapamil klirensinde buna karşılık gelen l

İmmünolojikler

Siklosporin

t Siklosporin EAA, Css, Cmaks ~%45

Everolimus

Everolimus düzeylerinde olası t

Sirolimus

Sirolimus düzeylerinde olası t

Takrolimus

Takrolimus düzeylerinde olası t

Lipid düşürücü ajanlar

Atorvastatin

Atorvastatin düzeylerinde olası t t verapamil EAA ~%42.8

İlave bilgi aşağıdadır

Lovastatin

Lovastatin düzeylerinde olası t

Simvastatin

t Simvastatin EAA (~2.6 kat),

Cmaks (~4.6 kat)

Serotonin reseptör agonistleri

Almotriptan

t Almotriptan EAA (~%20) t Cmaks (~%24)

Ürikozürikler

Sulfinpirazon

t Verapamil oral klirensi (~3 kat) l Biyoyararlamm (~%60)

İlave bilgi aşağıdadır

Diğer

Greyfurt suyu

t R- (~%49) ve S- (~%37) verapamil EAA t R- (~%75) ve S- (~%51) verapamil Cmaks

Eliminasyon yarı ömrü ve renal klirens etkilenmez

St. John bitkisi

l R- (~%78) ve S- (~%80) Verapamil EAA ile buna karşılık gelen Cmaks azalmaları

Diğer ilaç etkileşimleri ve ilave ilaç etkileşim bilgileri:

Antiaritmikler, beta blokörler

Kardiyovasküler etkilerde karşılıklı potansiyalizasyon (daha yüksek dereceli AV blok, kalp hızında daha fazla düşme, kalp yetmezliğinin indüksiyonu ve hipotansiyonun potansiyalizasyonu).

Antihipertansifler, diüretikler, vazodilatörler

Hipotansif etkinin potansiyalizasyonu.

Prazosin, terazosin

Aditif hipotansif etki.

HIV antiviral ajanlar

Ritonavir gibi bazı HIV antiviral ajanların potansiyel metabolik inhibisyonuna bağlı olarak, verapamilin plazma konsantrasyonları artabilir. Verapamil dikkatli kullanılmalı veya dozu azaltılmalıdır.

Kinidin

Hipotansiyon.

Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatili hastalarda pulmoner ödem oluşabilir.

Karbamazepin

Karbamazepin düzeylerinde artış.

Bu durum çift görme, baş ağrısı, ataksi veya baş dönmesi gibi karbamazepine ait yan etkilere sebep olabilir.

Fenitoin

Verapamil plazma düzeylerinde düşüşe ve verapamil hidroklorürün etkisinin azalmasına sebep olabilir.

Lityum

Lityum nörotoksisitesinde artış.

Rifampin

Kan basıncını düşürücü etkisi azalabilir.

Kolşisin

Kolşisin hem CYP3A’nın hem de dışarı akış taşıyıcı molekülü P-glikoproteinin (P-gp) bir substratıdır. Verapamilin CYP3A ve P-gp’yi inhibe ettiği bilinmektedir. Verapamil ve kolşisin birlikte uygulandıklarında P-gp ve/veya CYP3A’nın verapamil tarafından inhibisyonu, kolşisin temasının artmasına yol açabilir. Kombine kullanım önerilmemektedir.

Sülfinpirazon

Kan basıncını düşürücü etkisi azalabilir.

Nöromüsküler blokörler

Nöromüsküler bloke edici ajanların etkisi potansiyalize olabilir.

Asetil salisilik asit Kanama eğiliminde artış.

Etanol (Alkol)

Etanolün plazma düzeylerinde yükselme.

HMG Co-A Redüktaz İnhibitörleri (“Statinler”)

Verapamil alan bir hastada HMG CoA redüktaz inhibitörleriyle (simvastatin, atorvastatin veya lovastatin) tedaviye mümkün olan en düşük dozda başlanmalı ve yukarı doğru titre edilmelidir. Eğer halen HMG CoA redüktaz inhibitörü alan bir hastaya verapamil tedavisi eklenecekse, statin dozunun azaltılması ve serum kolesterol konsantrasyonlarına göre yeniden titre edilmesi gündeme getirilmelidir.

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye Gebelik kategorisi C’dir.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Herhangi bir veri bulunmamaktadır.

Gebelik dönemi

Gebe kadınlarda verapamil kullanımı ile ilgili yeterli veri yoktur. Gebelik esnasında kullanımı ancak çok açık bir gereklilik olduğunda önerilmelidir. Verapamil, plasenta engelini aşmakta ve göbek bağı damarlarında tespit edilebilmektedir.

Laktasyon dönemi

Verapamil, insan sütüne geçer. Oral yoldan verapamil uygulanan insanlardan alınan sınırlı verilere göre bebekteki verapamil bağıl dozun düşük olduğu tespit edilmiştir (annenin ağızdan aldığı dozun 0.1-1%) ve bundan dolayı verapamil kullanımı laktasyon döneminde uygun olabilir. Süt emen bebeklerdeki potansiyel yan etkiler göz önünde bulundurulduğunda, laktasyon döneminde verapamil ancak anne sağlığı için gerekliyse kullanılmalıdır.

Üreme yeteneği (fertilite)

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

4.8. İstenmeyen etkiler

Advers ilaç reaksiyonları aşağıdaki sıklık derecesine göre düzenlenmiştir.

Çok yaygın (>1/10); yaygın (>1/100, <1/10), yaygın olmayan (>1/1,000, <1/100), seyrek (>1/10,000, <1/1.000), çok seyrek (< 1/10,000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.

İmmün sistem bozuklukları

Bilinmiyor: Aşırı duyarlılık

Sinir sistemi bozuklukları

Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi

Yaygın olmayan: Parestezi, titreme (tremor), denge bozuklukları, parkinson benzeri sendrom, nistagmus, senkop, uyku hali, serebrovasküler atak Bilinmiyor: Extrapiramidal sendrom

Kulak ve iç kulak bozuklukları

Yaygın olmayan:Vertigo Bilinmiyor: Kulak çınlaması

Kardiyak bozukluklar

Yaygın: Atriyoventriküler blok (1°, 2°, 3°), periferik ödem, ciddi taşikardi, konjestif kalp yetmezliği, bradikardi

Yaygın olmayan: Anjina, ventriküler fibrilasyon, miyokard enfarktüsü, AV ayrılma, elektrik mekanik ayrılma, asistol

Bilinmiyor: Sinüs bradikardisi, sinüs durması, palpitasyonlar (çarpıntı)

Vasküler bozukluklar

Yaygın: Hipotansiyon

Yaygın olmayan: Klodikasyon, ekimoz, şok

Bilinmiyor: Yüz ve boyunda kızarma

Gastrointestinal bozukluklar

Çok yaygın: Konstipasyon Yaygın: Bulantı, gingival hiperplazi

Yaygın olmayan: İshal, ağız kuruluğu, gastrointestinal tıkanma Bilinmiyor: Kusma, ileus, abdominal ağrı, abdominal rahatsızlık

Deri ve derialtı dokusu bozuklukları

Yaygın: Kızarık döküntü

Yaygın olmayan: Stevens-Johnson sendromu, eritema multiforme, saç kaybı, ürtiker, purpura, eksfoliyatif dermatit, saç rengi değişimi

Bilinmiyor: Anjiyoödem, makülopapüler döküntü, pruritus (kaşıntı), eritem

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın olmayan: Eklem ağrısı, kas krampları, miyoklonus Bilinmiyor: Kaslarda halsizlik, kas ağrısı, eklemde şişme

Üreme sistemi ve meme bozuklukları

Yaygın olmayan: Erektil disfonksiyon, jinekomasti, galaktore

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın: Bitkinlik

Yaygın olmayan: Göğüs ağrısı

Bilinmiyor: İritabilite

Lenf sistemi ve kan hastalıkları

Yaygın olmayan: Eozinofili

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın: Dispne

Yaygın olmayan: Bronşiyal spazm, laringeal spazm, solunum yetmezliği Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın olmayan: Depresyon, konfüzyon, psikotik semptomlar İncelemeler

Bilinmiyor: Karaciğer enzimlerinde yükselme, prolaktin düzeylerinde yükselme

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Aşırı dozun semptomları:

Verapamil hidroklorid zehirlenmesi sonrasında toksisite semptomları, alınan miktara, karşı önlemlerin alınma zamanına ve miyokard kontraktilitesine (yaşa bağımlı) bağlıdır.

Şiddetli verapamil zehirlenmesi vakalarında şu semptomlar gözlenir:

Kan basıcında şiddetli düşüş, kalp yetmezliği, kardiyovasküler şok veya kardiyak arestle sonuçlanabilen bradikardi veya taşikardi (AV disosiyasyonla birlikte junctional kaçış ritmi ve yüksek derece AV blok).

Komaya kadar giden bilinç bulanıklığı, hiperglisemi, hipokalemi, metabolik asidoz, hipoksi, pulmoner ödemle birlikte kardiyojenik şok, böbrek fonksiyonunda bozukluk ve nöbetler.
Nadiren ölüm bildirilmiştir.

Aşırı dozun tedavisi:

Temel terapötik amaç bileşiğin elimine edilmesinin sağlanması ve stabil kardiyovasküler fonksiyonun geri kazandırılmasıdır.

Alınacak terapötik önlemler, uygulama zamanı ve şekline ve semptomların cinsi ve şiddetine bağlı olacaktır.

Uzamış salınımlı formülasyonların büyük miktarları ile zehirlenme durumlarında, ilacın alımından 48 saatten daha uzun bir süre sonra bağırsaklardan salınabileceği ve emilebileceği unutulmamalıdır.

Gastrointestinal motilite (bağırsak sesleri) yoksa, verapamil hidroklorid ile oral intoksikasyondan sonra alımdan sonra 12 saat geçmiş olsa bile midenin yıkanması tavsiye edilir. Uzamış salınımlı ürünlerle zehirlenmeden şüphe ediliyorsa, yoğun eliminasyon önlemleri endikedir (kusmanın uyarılması, endoskopi gözetiminde mide ve ince bağırsakların drenajı, intestinal lavaj, pürgatifler ve yüksek kolonik lavmanlar).

Hemodiyaliz önerilmez, çünkü verapamil hidroklorid diyaliz için uygun değildir. Ancak, hemofiltrasyon ve muhtemelen plazmaferez (kalsiyum kanal blokörlerinin plazma proteinlerine yüksek düzeyde bağlanması) önerilir.

Kapalı kalp masajı, suni solunum, defibrilasyon ve/veya pacemaker tedavisi gibi standart acil resüsitasyon önlemleri önerilir.

Spesifik önlemler:

Kardiyodepresan etkiler, hipotansiyon ve bradikardinin giderilmesi.

Bradikardi semptomatik olarak atropin ve/veya beta sempatomimetikler (isoprenalin, orsiprenalin) uygulayarak tedavi edilir. Yaşamı tehdit eden bradikardi kısa süreli pacemaker tedavisi gerektirir.

Kalsiyum spesifik bir antidottur. %10 kalsiyum glukonat solüsyonundan 10-20 ml intravenöz olarak (2.25-4.5 mmol) verilir ve gerektikçe tekrarlanır veya sürekli infüzyon şeklinde (5 mmol/saat) uygulanır.

Kardiyojenik şok ve arteryal vazodilatasyonun bir sonucu olan hipotansiyon dopamin (25 ^g /kg/dk’a kadar), dobutamin (15 ^g /kg/dk’a kadar), epinefrin veya noradrenalin ile tedavi edilir. Bu ilaçların doz ayarlaması sadece elde edilen yanıta bağlıdır. Serum kalsiyum düzeyleri normalin üst sınırında veya biraz yukarısında tutulmalıdır. Arteryal dilatasyon nedeni ile detoksifikasyonun erken safhalarında sıvı (Ringer’s solüsyonu veya serum fizyolojik) uygulanmalıdır.