BRIMO-TIM 2 mg + 5 mg / ml steril göz damlasý. çözelti Farmakolojik Özellikler

Vem İlaç Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti

[ 5 February  2019 ]

5.   FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

    5.1. Farmakodinamik özellikler

    Farmakoterapötik grup: Oftalmik a€“ antiglokom preparatlar ve miyotikler-beta blokör ajanları a€“ timolol kombinasyonları

    ATC kodu: S01ED51

    Etki mekanizması:

    BRİMO-TİM iki etkin maddeden oluşmaktadır, brimonidin tartarat ve timolol maleat. Bu iki bileşen tamamlayıcı etki mekanizmalarıyla yüksek göz içi basıncını düşürmektedirler (GİB) ve kombine etkileri, iki bileşiğin tek tek uygulanmalarına kıyasla ilave göz içi basıncı azalmasıyla sonuçlanmaktadır. BRİMO-TİM'in etki başlangıcı hızlıdır.

    Brimonidin tartarat, bir alfa-2 adrenerjik reseptör agonistidir ve alfa-1 adrenoseptörlere göre alfa-2 adrenoseptör selektivitesi 1000 kat daha fazladır. Bu seçiciliğe bağlı olarak midriyazis ve insan retina ksenogreftleri ile ilişkili olarak mikrosirkülasyonda vazokonstriksiyon görülmez.

    Brimonidin tartaratın hümör aköz yapımını azaltıp, uveoskleral yoldan dışa akımı arttırarak göz içi basıncını düşürdüğü düşünülmektedir.

    Timolol non-selektif beta-1 ve beta-2 adrenerjik reseptör blokörü ajandır; anlamlı bir intrensek sempatomimetik aktivitesi, direkt miyokard baskılayıcı etkisi veya lokal anestezik etkisi (membran stabilize edici) yoktur. Timolol, göz içi basıncını hümör aközün yapımını azaltarak düşürmektedir. Kesin etki mekanizması açıkça tanımlanmamış olsa da, endojen beta-adrenerjik uyarının neden olduğu artmış siklik AMP sentezinin inhibisyonu olasıdır.

    Klinik etkiler:

    Üç adet kontrollü, çift kör klinik çalışmada BRİMO-TİM (günde iki kere uygulanan), timolol (günde iki kere uygulanan) ve brimonidin (günde iki kere ya da üç kere uygulanan) monoterapi ile karşılaştırıldığında ortalama diürnal göz içi basıncının klinik olarak anlamlı şekilde düşmesini sağlamıştır.

    Minimum 3 haftalık herhangi bir monoterapi ile göz içi basıncı yeterince kontrol edilemeyen hastalarla yapılan bir çalışmada, 3 aylık brimonidin tartarat-timolol maleat kombinasyonu (günde 2 kez), timolol (günde 2 kez) ve brimonidin (günde 2 kez) tedavisi sırasında ortalama diürnal göz içi basıncında sırasıyla 4.5, 3.3 ve 3.5 mmHg'lık ilave azalmalar gözlenmiştir. Bu çalışmada göz içi basıncında önemli ilave düşüş, sadece brimonidin ile kıyaslandığında gösterilebilmiştir, timolol ile gösterilememiştir. Yine de diğer zamanlarda üstün bir pozitif trend görülmüştür. Diğer iki çalışmanın havuzlanmış verilerin genelinde timolole göre istatistiksel üstünlük görülmüştür.

    Ek olarak, BRİMO-TİM'in göz içi basıncı düşürücü etkisi, brimonidin ve timolol adjuvant tedavisi ile (tümü, günde 2 kez) ulaşılanın altında olmamıştır.

    Brimonidin tartarat-timolol maleat kombinasyonunun göz içi basıncı düşürücü etkisinin, çift kör çalışmalarda 12 aya kadar devam ettiği gösterilmiştir.

    5.2. Farmakokinetik özellikler

    Genel özellikler

    Emilim:

    Brimonidin tartarat-timolol maleat

    Sağlıklı kişilerde brimonidin tartarat-timolol maleat kombinasyon tedavisi ile monoterapi tedavilerinin karşılaştırılmasıyla plazma brimonidin ve timolol konsantrasyonları belirlenmiştir. Brimonidin tartarat-timolol maleat kombinasyonu ve brimonidin ile timolol monoterapileri arasında, brimonidin ve timolol EAA'larında istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktur. Brimonidin tartarat-timolol maleat kombinasyonu dozu uygulamasını takiben brimonidin ve timolol için ortalama plazma Cdeğerleri sırasıyla 0,0327 ve 0,406 ng/mL'dir.

    Brimonidin:

    İnsanda %0,2 göz damlası uygulamasından sonra, plazma brimonidin konsantrasyonu düşüktür.

    İnsanda oral uygulamayı takiben, brimonidinin emilimi iyidir ve hızla atılmaktadır. Brimonidin büyük oranda insan gözünde metabolize olmamaktadır.

    Timolol:

    Katarakt cerrahisi geçiren hastalara timolol %0,5 göz damlası uygulamasından sonra, timololün hümör aközdeki doruk konsantrasyonu doz sonrası ilk saatte 898 ng/mL'dir. Dozun bir kısmı sistemik olarak absorbe edilerek, yaygın bir şekilde karaciğerde metabolize olmaktadır.

    Dağılım:

    Brimonidin:

    Erkeklerde topikal uygulamadan sonra sistemik dolaşımda brimonidinin ortalama görünür yarı ömrü yaklaşık 3 saattir.

    Brimonidin, herhangi bir istenmeyen etki olmaksızın oküler dokularda yaygın ve reversibl olarak melanine bağlanmaktadır. Melaninin yokluğunda, birikim ortaya çıkmamaktadır.

    Timolol:

    Timololün plazmadaki yarı ömrü 7 saat kadardır. Timolol plazma proteinlerine yaygın olarak bağlanmamaktadır.

    Biyotransformasyon:

    Brimonidin:

    Brimonidin, insan gözü ve insan plazmasında yaygın olarak metabolize edilmemektedir ve insan plazma proteinlerine bağlanma oranı yaklaşık olarak %29'dur. Hayvanlarda ve insan karaciğerinde yapılan in vitro çalışmalar, metabolizmaya büyük ölçüde aldehid oksidaz ve sitokrom P450'nin aracılık ettiğini göstermiştir.

    Timolol:

    Timolol kısmen karaciğer tarafından metabolize olmaktadır.

    Eliminasyon:

    Brimonidin:

    Brimonidinin oral verilen dozun büyük bölümü (dozun yaklaşık %75'i) 5 gün içinde metabolize olarak idrarla atılmıştır. İdrarda dönüşmemiş ilaç tespit edilmemiştir.

    Sistemik eliminasyon primer olarak hepatik metabolizma gibi görünmektedir.

    Timolol:

    Timololün metabolitleri böbrek tarafından atılmaktadır.

    5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

    Ayrı ayrı bileşenlerinin oküler ve sistemik güvenlilik profili iyi bilinmektedir. Non-klinik veriler ayrı ayrı bileşenlerinin güvenlilik farmakolojisi, tekrarlanan doz toksisitesi, genotoksisite ve karsinojenisiteye ilişkin konvansiyonel çalışmalarına dayanarak, insanlar için özel hiç bir tehlike göstermemektedir. Brimonidin tartarat-timolol maleat kombinasyonunun ilave tekrarlanan oküler doz toksisite çalışmaları da, insanlar için özel bir tehlike göstermemiştir.

    Brimonidin:

    Brimonidin tartarat, hayvanlarda herhangi bir teratojenik etkiye neden olmamıştır, fakat tavşanlarda ve sıçanlarda, insanda tedaviyle elde edilen sistemik ilaç miktarının sırasıyla 37 ve 134 katı konsantrasyonlarda, düşüklere (tavşan) ve postnatal büyüme geriliğine (sıçan) neden olmuştur.

    Timolol:

    Hayvan çalışmalarında beta-blokörlerin göbek kordonu kan akımını ve fötal gelişimi azalttığı, kemikleşmeyi geciktirdiği ve fötal ve post-natal ölümleri artırdığı, ancak teratojenik olmadığı gösterilmiştir. Timolol ile, yüksek maternal dozlarda, tavşanlarda embriyotoksisite (rezorpsiyon) ve sıçanlarda fötotoksisite (kemikleşmede gecikme) görülmüştür.

    Brimonidin tartarat-timolol maleat kombinasyonu insandaki günlük dozunun 4200 katı kadar olan oral timolol dozlarında, fare, sıçan ve tavşanlardaki teratojenisite çalışmalarında, fötal malformasyona ait herhangi bir kanıt gösterilememiştir.