AMLOKARD 5 mg 90 tablet Klinik Özellikler

Sanovel İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.

[ 5 May  2020 ]

4.   KLİNİK ÖZELLİKLER

    4.1. Terapötik endikasyonlar

      Esansiyel Hipertansiyon:

      Kan basıncını kontrol altına almada tek başına ya da diğer antihipertansiflerle kombine olarak kullanılabilir.

      4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

      Pozoloji/ uygulama sıklığı ve süresi:

      Hipertansiyon ve anjina için mutad başlangıç dozu günde bir defa 5 mg AMLOKARD'dır ve hastanın kişisel cevabına bağlı olarak, doz maksimum 10 mg'a artırılabilir. 5 mg'lık doz, AMLOKARD 5 mg Tablet ile veya çentikli olmasından dolayı AMLOKARD 10 mg Tablet'in bölünmesiyle alınabilir.

      Hipertansif hastalarda AMLOKARD; tiyazid diüretikleri, alfa blokörler, beta blokörler veya bir anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü ile kombine olarak kullanılmıştır. AMLOKARD, anjinası olan ancak nitratlar ve/veya diğer uygun beta blokör dozlarına cevap vermeyen hastalarda monoterapi veya diğer antianjinal ilaçlarla kombine olarak kullanılabilir.

      AMLOKARD ile beraber tiyazid diüretiklerin, beta blokörlerin ve anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörlerinin kullanıldığı hallerde AMLOKARD dozunun ayarlanması gerekmez.

      Uygulama şekli:

      Özel popülasyona ilişkin ek bilgiler:

      Karaciğer yetmezliği:

      Hafif ila orta şiddette karaciğer yetmezliği olan hastalar için doz önerisi oluşturulmamıştır; bu nedenle doz seçimi dikkatle yapılmalıdır ve dozlama aralığının en düşük dozu ile başlanmalıdır (bkz. Bölüm 4.4 ve 5.2). Şiddetli karaciğer yetmezliğinde amlodipin farmakokinetiği çalışılmamıştır. Amlodipin kullanımına en düşük doz ile başlanmalıdır ve şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz, yavaş yavaş arttırılmalıdır.

      Böbrek yetmezliği:

      AMLOKARD bu hastalarda normal dozlarda kullanılabilir. Amlodipin plazma konsantrasyon değişiklikleri, böbrek yetmezliğinin derecesi ile ilişkili değildir. Amlodipin diyalize edilemez.

      Pediyatrik popülasyon:

      6-17 yaşlar arasındaki pediyatrik hipertansif hastalarda önerilen antihipertansif oral doz başlangıç olarak günde bir kez 2,5-5 mg'dır. Dört hafta sonra hedeflenen kan basıncına ulaşılamazsa doz, günde 5 mg'a çıkarılabilir. Günde 5 mg'ın üzerindeki dozlar pediyatrik hastalarda incelenmemiştir (bkz. bölüm 5.1 ve 5.2). 2,5 mg'lık doz, AMLOKARD 5 mg Tablet'in çentikli olmasından dolayı tabletler ikiye bölünerek alınabilir. 5 mg'lık doz, AMLOKARD 5 mg Tablet ile veya çentikli olmasından dolayı AMLOKARD 10 mg Tablet'in bölünmesiyle alınabilir.

      Amlodipinin 6 yaşın altındaki hastalarda kan basıncı üzerine etkisi bilinmemektedir.

      Geriyatrik popülasyon:

      AMLOKARD, yaşlı veya genç hipertansif hastalarda benzer dozlarda kullanıldığında eşit derecede iyi tolere edilmiştir. Dolayısıyla yaşlılarda normal doz uygulamaları tavsiye edilmektedir; fakat doz arttırımı dikkatle yapılmalıdır (bkz. Bölüm 4.4 ve 5.2).

      4.3. Kontrendikasyonlar

      AMLOKARD aşağıdaki hastalıkları olanlarda kontrendikedir:

        Dihidropiridin türevleri (amlodipin, bir dihidropiridin kalsiyum kanal blokörüdür), amlodipin ve ilacın bileşiminde bulunan herhangi bir maddeye hassasiyet

        Şiddetli hipotansiyon

        Şok (kardiyojenik şok dahil)

        Sol ventrikül çıkış obstrüksiyonu (örn. yüksek dereceli aort stenozu)

        Miyokart enfarktüsü sonrası hemodinamik olarak stabil olmayan kalp yetmezliği

      4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

      Genel

      Hipertansif krizde amlodipinin güvenliği ve etkinliği belirlenmemiştir.

      Amlodipinin vazodilatör etkisi yavaş yavaş başlar. Bu sebeple amlodipinin oral kullanımından sonra nadir de olsa akut hipotansiyon vakaları bildirilmiştir. Amlodipin, özellikle ciddi aort stenozu bulunan hastalarda diğer periferik vazodilatörler gibi dikkatli kullanılmalıdır.

      Kalp yetmezliği olan hastalarda kullanım:

      Kalp yetmezliği olan hastalar tedavi edilirken dikkatli olunmalıdır. Şiddetli kalp yetersizliği olan hastalarda (New York Kalp Cemiyeti - NYHA III ve IV) plasebo kontrollü, uzun dönemli bir çalışmada , rapor edilen pulmoner ödem insidansı amlodipin ile tedavi edilen grupta plaseboya göre daha yüksek bulunmuştur. (bkz. Bölüm Farmakodinamik özellikler).

      Amlodipinin de dahil olduğu kalsiyum kanal blokörleri; ileride ortaya çıkabilecek kardiyovasküler olay ve mortalite riskinde artışa yol açabileceğinden konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

      Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda kullanım

      Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda amlodipinin yarılanma ömrü uzar ve EAA değerleri daha yüksektir; doz önerileri belirlenmemiştir. Bu nedenle, amlodipin dozaj aralığının alt ucunda başlatılmalı ve hem ilk tedavide hem de doz artırılırken dikkatli olunmalıdır. Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda yavaş doz titrasyonu ve dikkatli izleme gerekebilir.

      Yaşlı hastalarda kullanım:

      Yaşlı hastalarda doz arttırımı dikkatli yapılmalıdır (bkz. Bölüm 4.2 ve 5.2).

      Böbrek yetmezliğinde kullanım:

      Bu hastalarda amlodipin normal dozlarda kullanılabilir. Amlodipin plazma konsantrasyonlarındaki değişiklikler böbrek yetmezliğinin derecesiyle korele değildir.

      Amlodipin diyaliz edilemez.

      4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

      Diğer ajanların amlodipin üzerine etkisi

      CYP3A4 inhibitörleri: Güçlü veya orta CYP3A4 inhibitörleri (proteaz inhibitörleri, azol grubu antifungaller, eritromisin veya klaritromisin gibi makrolidler, verapamil veya diltiazem) ile birlikte kullanımı amlodipinin plazma konsantrasyonlarını anlamlı derecede yükselterek hipotansiyon riskini arttırabilir. Bu farmakokinetik değişikliklerin klinik anlamlılığı yaşlılarda daha belirgin olabilir. Bu nedenle klinik takip ve doz ayarlaması gerekebilir.

      CYP3A4 indükleyicileri: CYP3A4'ün bilinen indükleyicilerinin birlikte uygulanması halinde, amlodipinin plazma konsantrasyonu değişebilir. Bu sebeple, özellikle güçlü CYP3A4 indükleyicileri (örn., rifampisin, sarı kantron) ile birlikte ilaç kullanımı sırasında ve sonrasında kan basıncının izlenmesi ve doz ayarlaması yapılması düşünülmelidir.

      Greyfurt suyu

      Amlodipinin greyfurt veya greyfurt suyu ile kullanımı; bazı hastalarda kan basıncını düşürücü etkide artış ile sonuçlanabilecek biyoyararlanım artışına sebep olabileceğinden

      önerilmemektedir.

      Dantrolen (infüzyon): Hayvanlarda, verapamil ve intravenöz dantrolen uygulaması

      sonrası hiperkalemi ile birlikte ölümcül ventriküler fibrilasyon ve kardiyovasküler kollaps gözlenmiştir. Hiperkalemi riski nedeni ile, malign hipertermi yatkınlığı olan hastalarda ve malign hiperterminin tedavisinde amlodipin gibi kalsiyum kanal blokörlerinin birlikte uygulanmasından kaçınılması önerilmektedir.

      Amlodipinin diğer ajanlar üzerine etkisi

      Amlodipinin kan basıncı düşürücü etkisi, antihipertansif özellikleri olan diğer ilaçların

      kan basıncı düşürücü etkisine ek katkı sağlar.

      Takrolimus: Farmakokinetik mekaniği tam olarak bilinmese de takrolimus ve amlodipin eş zamanlı kullanıldığında takrolimusun kan seviyesinde artma riski vardır. Takrolimusun toksisitesinden korunmak için, takrolimus ile tedavi gören hastalarda amlodipin kullanılması durumunda, takrolimusun kandaki seviyesi izlenmeli ve gerekli olduğu durumlarda takrolimus için doz ayarlaması yapılmalıdır.

      Rapamisin (mTOR) İnhibitörlerinin Mekanik Hedefi:

      Sirolimus, temsirolimus ve everolimus gibi mTOR inhibitörleri CYP3A substratlarıdır. Amlodipin zayıf bir CYP3A inhibitörüdür. mTOR inhibitörlerinin birlikte kullanımı ile, amlodipin mTOR inhibitörlerinin maruziyetini artırabilir.

      Siklosporin:

      Siklosporin ve amlodipin arasında, siklosporinin konsantrasyonunda kararsız artışlar (ortalama %0 - %40) gözlenen renal transplant hastaları haricinde, sağlıklı gönüllüler veya başka bir popülasyonda ilaç etkileşim çalışması yapılmamıştır. Amlodipin kullanan renal transplant hastalarında siklosporin seviyesinin izlenmesine dikkat edilmeli ve eğer gerekli ise siklosporinin dozu düşürülmelidir.

      Simvastatin: Amlodipinin 10 mg'lık tekrarlayan dozlarının 80 mg simvastatin ile birlikte uygulanması; simvastatin maruziyetinde, tek başına simvastatin uygulamasına göre

      %77'lik bir artışa neden olmuştur. Amlodipin tedavisi alan hastalarda simvastatin dozu

      günlük 20 mg'a sınırlandırılmalıdır.

      Klinik etkileşim çalışmalarında amlodipin; atorvastatin, digoksin veya varfarin farmakokinetiğini etkilememiştir.

      Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

      Karaciğer/ böbrek yetmezliği:

      Etkileşim çalışması yapılmamıştır.

      Pediyatrik popülasyon:

      Etkileşim çalışması yapılmamıştır.

      4.6. Gebelik ve laktasyon

      Genel tavsiye:

      Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü ( Kontrasepsiyon)

      Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar etkin doğum kontrol yöntemi kullandığından emin olmalıdır.

      Gebelik dönemi

      Amlodipinin insanlarda gebelik dönemindeki emniyeti saptanmamıştır. Buna göre hamilelerde kullanımı ancak daha güvenli bir tedavi alternatifi bulunmadığı ve hastalığın kendisinin anne ve fetüs için daha büyük risk taşıdığı hallerde tavsiye edilebilir.

      Hayvan çalışmalarında, yüksek dozlarda üreme toksisitesi gözlenmiştir (bkz. Bölüm 5.3).

      Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik/ ve-veya/ embriyonal/fetal gelişim/ve- veya/ doğum/ ve-veya/ doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir (bkz Bölüm Klinik öncesi güvenlilik verileri). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

      Laktasyon dönemi

      Amlodipin insan sütüne geçer. Bebek tarafından alınan maternal dozun oranı, çeyrekler açıklığında tahmini olarak %3-7 ve en fazla %15 hesaplanmıştır. Amlodipinin infantlar üzerindeki etkisi bilinmemektedir. Emzirmeye devam etme /etmeme veya amlodipin tedavisine devam etme / etmeme ile ilgili karar; emzirmenin çocuğa yararı ve amlodipin tedavisinin anneye faydası göz önünde bulundurularak verilmelidir.

      Üreme yeteneği /Fertilite

      Kalsiyum kanal blokörleri ile tedavi edilen bazı hastalarda sperm hücresi başında geri dönüşümlü biyokimyasal değişiklikler rapor edilmiştir. Amlodipinin fertiliteye potansiyel etkisine dair klinik veriler yetersizdir. Bir sıçan çalışmasında, erkek fertilitesi üzerine yan etkiler saptanmıştır (bkz Bölüm Klinik öncesi güvenlilik verileri).

      4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

      Amlodipinin araç ve makine kullanma üzerine az veya orta derece etkisi olabilir. Eğer amlodipin alan hastalarda sersemlik, baş ağrısı, yorgunluk veya bulantı olursa, reaksiyon verme yeteneği bozulabilir. Özellikle tedavi başlangıcında olmak üzere dikkatli olunması önerilir.

      4.8. İstenmeyen etkiler

      Güvenlilik profilinin özeti

      Tedavi sırasında en sık gözlenen yan etkiler uyku hali, sersemlik, baş ağrısı, palpitasyonlar, yüzde kızarıklık, karın ağrısı, bulantı, ayak bileği şişmesi, ödem ve yorgunluk olmuştur.

      Yan etkilerin tablo şeklinde listesi:

      Aşağıdaki yan etkiler şu sıklıklarla gözlenmiştir: çok yaygın (1/10); yaygın (1/100 ila

      <1/10); yaygın olmayan (1/1000 ila <1/100); seyrek (1/10000 ila <1/1000); çok seyrek (<1/10000) ve bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor) açısından aşağıda listelenmiştir:

      Advers reaksiyonlar her sıklık grubunda azalan ciddiyete göre yer almaktadır.

      Çok seyrek: Trombositopeni, lökopeni

      Bağışıklık sistemi hastalıkları

      Çok seyrek: Alerjik reaksiyon

      Metabolizma ve beslenme hastalıkları

      Çok seyrek: Hiperglisemi

      Psikiyatrik hastalıklar

      Yaygın olmayan: Uykusuzluk, duygu durum dalgalanmaları (anksiyete dahil),depresyon Seyrek: Konfüzyon

      Sinir sistemi hastalıkları

      Yaygın: Uyku hali, sersemlik, baş ağrısı (özellikle tedavinin başlangıcında) Yaygın olmayan: Tremor, tat almada bozulma, senkop, hipoestezi, parestezi Çok seyrek: Hipertoni, periferik nöropati

      Bilinmiyor: Ekstrapiramidal bozukluk

      Göz hastalıkları

      Yaygın : Görme bozukluğu (diplopi dahil)

      Kulak ve iç kulak hastalıkları

      Yaygın olmayan: Kulak çınlaması

      Kardiyak hastalıklar

      Yaygın: Çarpıntı (palpitasyon)

      Yaygın olmayan: Aritmi (bradikardi, ventriküler taşikardi, atriyal fibrilasyon dahil) Çok seyrek: Miyokart enfarktüsü

      Vasküler hastalıklar

      Yaygın: Yüzde kızarma Yaygın olmayan: Hipotansiyon Çok seyrek: Vaskülit

      Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar

      Yaygın: Dispne

      Yaygın olmayan: Öksürük, rinit

      Gastrointestinal hastalıklar

      Yaygın: Karın ağrısı, bulantı, dispepsi, bağırsak hareketlerinde değişiklik (ishal ve kabızlık dahil)

      Yaygın olmayan: Kusma, ağız kuruluğu

      Çok seyrek: Diş eti hiperplazisi, pankreatit, gastrit

      Hepato-bilier hastalıklar

      Çok seyrek: Hepatit, sarılık ve karaciğer enzim yükselmeleri (çoğunlukla kolestaz ile bağlantılı)

      * İstisnai ekstrapiramidal sendrom vakaları gözlenmiştir.

      Deri ve deri altı doku hastalıkları

      Yaygın olmayan: Alopesi,purpura,terlemedeartış, kaşıntı (prurit), deride renk

      Çok seyrek: Anjiyoödem, eritema multiforme, eksfoliatif dermatit, Stevens-Johnson

      sendromu, Quincke ödemi, ışığa karşı duyarlılık Bilinmiyor: Toksik epidermal nekroliz.

      Kas-iskelet hastalıkları, bağ doku ve kemik hastalıkları

      Yaygın : Ayak bileği şişmesi, kas krampları Yaygın olmayan: Artralji, miyalji, sırt ağrısı

      Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

      Yaygın olmayan: Miksiyon bozukluğu, noktüri, idrara çıkma sıklığında artma,

      Üreme sistemi ve meme hastalıkları

      Yaygın olmayan: İmpotans, jinekomasti

      Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

      Çok yaygın: Ödem

      Yaygın: Yorgunluk, asteni

      Yaygın olmayan: Göğüs ağrısı, kırıklık hali, ağrı

      Araştırmalar

      Yaygın olmayan: Kilo artışı/azalması

      Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

      Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijilans Merkezi'ne (TÜFAM) bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e- posta: tufam@titck.gov.tr; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35

      99).

      4.9. Doz aşımı ve tedavisi

      İnsanlarda bilinçli doz aşımına dair deneyim sınırlıdır. Semptomlar

      Mevcut veriler, yüksek miktarlardaki doz aşımının aşırı periferik vazodilatasyona ve muhtemel refleks taşikardiye yol açabileceğini düşündürmektedir. Belirgin ve muhtemelen uzun süreli sistemik hipotansiyon ile başlayıp, ölümle sonuçlanan şoka uzanan birkaç vaka da rapor edilmiştir.

      Tedavi

      Amlodipin doz aşımına bağlı klinik olarak anlamlı hipotansiyonda kalp ve solunum fonksiyonlarının sık izlenmesi, ekstremitelerin yükseğe kaldırılması, dolaşımdaki sıvı hacmi ve atılan idrar hacminin kontrolü dahil olmak üzere aktif kardiyovasküler destek sağlanması gerekir.

      Vasküler tonus ve kan basıncını düzeltmek için, kullanımına ait bir kontrendikasyon

      bulunmaması şartıyla bir vazokonstriktör yararlı olabilir. İntravenöz kalsiyum glukonat,

      kalsiyum kanal blokajı etkilerini gidermede faydalı olabilir.

      Bazı durumlarda gastrik lavaj yararlı olabilir. Sağlıklı gönüllülere, oral 10 mg amlodipin

      alımının hemen ardından veya 2 saat sonrasına kadar aktif kömür verildiğinde, amlodipin emiliminde anlamlı bir azalma meydana gelmiştir.

      Amlodipin yüksek oranda proteine bağlı olduğu için diyaliz muhtemelen yararlı olmayacaktır.